|
NATO üyeliğimiz garanti
07-09-2008 01:08
Gürcistan’ın Güney Osetya’ya askeri müdahalesiyle patlak veren Kafkasya krizi pek de yatışacağa benzemiyor. Uluslararası alanda ufacık Gürcistan’ın nereden güç alarak koskoca Rusya’ya kafa tutmaya kalkıştığı sorulurken kimi yorumcular da Saakaşvili yönetiminin ülkeyi bir an önce NATO üyesi yapabilmek için böyle bir hamlede bulunduğu tezini ileri sürüyorlar. Gürcistan’ın Ankara Büyükelçisi’yle son gelişmeleri konuşuyoruz. Mükemmel Türkçe biliyor. Ülkesinin bakış açısından olanları anlatıyor. Bu arada “NATO Gürcistan’ı üyeliğe alacak mı” soruma verdiği yanıt bir hayli dikkat çekici ve göz açıcı: “Bana kalırsa son olaylardan sonra Gürcistan’ın NATO üyeliği hız kazanacak.”
- Gürcistan neye ve kime güvenerek Güney Osetya olayını başlattı?
G.M. - Bu olaya farklı bir boyuttan bakmamız gerekiyor. Çünkü bu sadece Güney Osetya’yla ilgili bir konu değil. Bu, maalesef Gürcistan ile Rusya arasındaki bir savaş. Bu, Rusya’nın Gürcistan’ı işgalidir, maalesef. Ayrıca bu sadece Gürcistan ile Rusya arasındaki bir savaş da değil. Bu bizim açımızdan geçmişle gelecek arasındaki bir savaş, ideolojilerin savaşıdır. Bu, bu bölgede demokrasiyle Sovyetler Birliği projesini yeniden hayata geçirmek isteyenler, demokrasiyle otoriter bir rejim arasındaki bir savaştır. Hangi güce güvenerek, diye sordunuz. Ben de, kendi irademize güvenerek, diye cevap vereceğim. Çünkü önemli olan krizin nasıl başladığı. Olayların nasıl geliştiği...
- Cumhurbaşkanınız Saakaşvili kendisinin de bu işten haberi olmadığını söylemişti…
G.M. - Ben yakın geçmişe, geçen mart, nisan ayına gitmek istiyorum. Ondan sonraki gelişmelerin gidişatını size anlatacağım. Özellikle NATO’nun Bükreş Zirvesi’nden sonra Gürcistan ve Ukrayna NATO’ya üye olacak diye bir siyasi beyanda bulunuldu. Zirvenin nihai belgesinde de Gürcistan NATO’ya üye olacak biçiminde çok açık bir ifade yer aldı. Ama Gürcistan’a MAP dediğimiz Membership Action Plan (üyelik hareket planı) verilmedi. Cumhurbaşkanımız ve öteki yetkililerimiz müttefiklerimize ve dostlarımıza, “Bu Rusya’da çok yanlış bir şekilde algılanabilir. Biz eğer yeni bir aşamaya geçmezsek Rusya’nın tavrı çok daha saldırgan olur” dedik. Maalesef bu tahminlerimiz gerçeğe dönüştü. Mart ve nisan aylarında Rusya bizim Abhazya ve Tsinvali bölgelerimizin işgalini resmileştirmeye başladı.
- Nasıl oldu bu?
G.M. - Örneğin Putin bir kararname çıkarttı. Bu kararnameye göre Rusya Abhazya ve Tsinvali bölgeleriyle direkt ilişki kurmaya başladı. Bir de orada sözde bir barış gücü vardı. Nisan ayından itibaren ilk kez barış gücü dahilinde olmayan Rus askerlerini bölgeye göndermeye başladılar. Barış gücü için özel kuvvet askerlerini gönderdiler. Hiçbir barış gücünde komandolar yer almaz. Bir de Rus demiryolu kuvvetlerini bölgeye gönderdiler. Bütün bu yaptıkları tüm anlaşmalara aykırıydı. O gönderilen askerler askeri altyapıyı hazırlamaya başladılar.
- Nasıl bir altyapı çalışması yaptılar?
G.M.- Örneğin demiryolu inşa etmeye, askeri üs kurmaya başladılar. Biz de, “Orada niçin askeri üs kuruluyor, demiryolu yapılıyor” diye soruyorduk. Savaşın hazırlıkları böylece başlamıştı. O savaş hazırlıkları sırasında propaganda çok güçlendi. Dostlarımıza ve müttefiklerimize, “Bu gidişat savaş için, daha da doğrusu bir işgal için hazırlıktır” diyorduk. Ağustos ayına geldiğimizde artık belli bilgilere sahip olmuştuk. Rusya’nın bu hava içinde ağustosta bir provokasyon yaratmak isteyeceğini biliyorduk. Çünkü eylülde Tiflis’te bir NATO toplantısı yapılacaktı ve üst düzey ziyaretler ve belli bir açılım bekleniyordu. Dolayısıyla ağustos ayı kendileri için en uygun zamandı. Ağustos ayının ilk günlerinde Tsinvali bölgesinden onların sözde ayrılıkçı liderlerinden birisi Moskova’ya gitti. Döndükten sonra çok saldırgan mesajlar verdi. “Ben bu bölgeye gönül verdim. Burayı Gürcü nüfustan arındıracağım” dedi.
- Rusya’nın bundan dört yıl önce Gürcistan’da George Soros destekli olduğu söylenen Gül Devrimi’ne fena halde içerlediği haberleri var. .…
G.M. - Ben o zaman başka bir şey sorayım. Rusya’daki demokrasinin düzeyi bizi hiç memnun etmiyor. Ama bunun için Rusya’yı işgal etmiyoruz, Rusya’yı bombalamıyoruz. Rus vatandaşlara Gürcü pasaportları vermiyoruz. Bunları savunma bahanesiyle ordumuzu göndermiyoruz. Rusya Başbakanı Putin her halde Gürcülerin en sevmediği şahsiyettir. Ama o başbakan olmasın diye Kremlin’in duvarlarına dayanmıyoruz. Çünkü o Rusya’nın seçilmiş başbakanı. Demokrasiler millet iradesine dayalı olarak işler. Ruslara biz bunu anlatamıyoruz. Çünkü orası otoriter bir rejimdir. Rusya’da insanların ne düşündüğü önemli değil. Çünkü orada ne bağımsız bir basın ne bağımsız iş çevreleri var. Rusya iktidarının Saakaşvili’yi beğenmiyor diye Gürcistan’ı işgal etmesi değerler arasındaki savaş anlamına geliyor. Gürcistan’da kimin ne zaman iktidar olacağına Gürcistan Anayasası ve Gürcistan milleti karar verir. Gürcistan’a ne kadar tanklarla da girseler ne kadar da bombalasalar hiçbir zaman yabancı ülke tanklarıyla iktidara gelen bir şahsiyet Gürcistan’ın cumhurbaşkanı olamaz.
- ABD yıllardır Irak’ı işgal etmeye devam ediyor. Acaba Rusya ABD’nin Irak’a yaptığından mı esinlendi?
G.M.- Bence bu çok farklı bir örnek. Bugün biz Rusya’yla Gürcistan’ı değerlendiriyoruz. O konuyu ayrı bir şekilde istediğiniz zaman konuşabiliriz. Siz eğer bu yapılanların dünyada örnekleri olduğunu düşünüyorsanız demek ki ben Gürcistan’da neler olup bittiğini iyice anlatamamışım. Ben şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim. Rusların şu anda yaptığını 21. yüzyılda kimse yapmadı. Şu anda Rus ordusu ülkeye girsin diyen hiçbir Gürcü vatandaş bulamazsınız. Bakın benim çocukluğum Sovyetler Birliği’nde geçti. Dolayısıyla ben hiçbir zaman çocuklarımın Sovyetler Birliği’nde büyümesine izin vermem. Sovyetler Birliği’nde büyüyen hiçbir Gürcü hiçbir zaman gelecek kuşakların Sovyetler Birliği’nde büyümesine izin vermez. Putin, “20. yüzyılın en büyük faciası Sovyetler Birliği’nin dağılmasıdır” diye bir açıklama yapmıştı. Dolayısıyla onların ne istedikleri çok nettir.
- NATO Gürcistan’ı üyeliğe alacak mı?
G.M. - Tabii ki Gürcistan NATO üyesi olacak, NATO’yla bütünleşecek. Bana kalırsa bu son gelişmelerden sonra Gürcistan’ın NATO üyeliği daha da hız kazanacak. Bundan hiç şüphem yok. Ama bundan daha önemlisi NATO nihai belgesinde bu konuda NATO üyesi devlet başkanlarının beyanları vardır. Gürcistan diğer Batılı kuruluşlarla bundan sonra hızla bütünleşecek. Rusya’nın hoşuna gitse de gitmese de Gürcistan, Gürcü milleti ve NATO üyesi olan demokrasiler tarafından verilen bir karardır. Ben nasıl Rusya’nın Şanghay Birliği’ne girmesine karışamazsam o da aynı şekilde Gürcistan’ın NATO üyeliğine karışamaz. Rusya buna alışacaktır.
- Sizce Rusya yeni bir Sovyet imparatorluğu mu kurmak istiyor?
G.M. - Evet. Yeni bir Sovyet imparatorluğu kurmak istiyorlar. Onun için de anahtar ülke Gürcistan. “Gürcistan’ı işgal eder ve iradelerini kırarsam ve kendi yandaşım bir hükümeti oraya oturtursam o zaman Kafkasya’daki diğer ülkelerle Orta Asya’yı çok rahat kontrol edebilirim” düşüncesinde. Sonra da geriye Ukrayna kalıyor. Kırım’da neler olduğunu herkes biliyor. Oradaki insanlara Rus pasaportları veriliyor. Sonra da onları savunma bahanesiyle oraya giriliyor. Diyelim ki biz Kuzey Kafkasya’daki bir ülkenin vatandaşlarına Gürcü pasaportları dağıtsak sonra da oraya girip bunlar bizim vatandaşlarımız onları savunuyoruz desek bu hiçbir mantığa sığar mı?
LEYLA TAVŞANOĞLU
8 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
Anket
|
|
Chp Esenyurt Belediye Başkanı Kim Olmalı?
|
|
|