Kızlar hâlâ okuyamıyor
12-05-2008 08:01
Bebek sağlığının toplumların kalkınma düzeyinin göstergesi olduğu görüşünden hareketle yola çıkılan yolda Çocuk Acil Tıp ve Yoğun Bakım Derneği başkanı Prof. Dr. Metin Karaböcüoğlu, dernek başkan yardımcısı Doç. Dr. Agop Çıtak, Prof. Dr. Mehmet Vural ve Hacettepe Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Ayşe Korkmaz ile çeşitli dönemlerde eğitim programlarıyla da zenginleştirilen projenin Van ayağı ziyaretinde biz de katıldık eğitime. Evde başa gelebilecek basit görünen kazaların bile bir yaşama malolacağının anlatıldığı eğitimlerde, anneler pür dikkat takip etti doktorları. Doğru bilinen yanlışlar, anlatılanlar ve annelerin sorularına verilen yanıtlarla düzeltildi. Hiçbir kazanın kader olmadığı gerçeği ve ufak bir dikkatsizliğin büyük sonuçlara yol açtığı anlatıldı eğitimlerde. Çünkü Van’da ve çevre illerde yangın, boğulma, nefes borusunun yabancı bir cisimle tıkanması gibi olayların yanı sıra Tandır’a düşüp yaşamını yitiren çok sayıda bebek ve çocuk da bulunuyor. Kaza değil, dikkatsizlik ve bilgi eksikliği de yaşanan ölümlerde etkili. Bu anlamda eğitimlerin çok büyük katkısı var çocukların hayatta kalabilmeleri açısından. Van’da kadınlar ve gençler bilgiye aç. Her fırsatta öğrenme isteklerini dile getiriyorlar. Hatta eğitimin sonunda kolumdan tutarak “Hocam ben okumak istiyorum, ne olur bana yardım edin” diyen 16 yaşındaki genç bir kız da o coğrafyadaki kızların sözcüsü gibi dile geldi birden. “Okumak istiyorum. Ama yapamam. Ailem izin vermiyor. Biliyorum okursam öldürürler beni. Birileri bir şeyler yapsın” diye haykırıyor içindeki sessiz çığlığı. Okumak öğrenmek istiyor. Görmek yorumlamak istiyor. Yaşamak istiyor genç kız. Doğudaki diğer kız çocukları ve gençler gibi. Yerel yönetimlerin bu konuda çalışma yapmaları gerekliliği bir gerçek. Sivil toplum kuruluşlarının sahalara daha hakim olması gerektiği de. Ancak gerçeklerle yüzleşmekten hoşlanmayan bir toplum olarak çoğunlukla susup oturmayı tercih ediyor. Toplumsal kalkınmanın sağlanabilmesi için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. Yapılan eğitimlerde Karaböcüoğlu ve Çıtak anlatıyor, kadınlar ve gençler yeni bir şey öğrenmenin verdiği mutlulukla daha da bir tutunuyorlar yaşama. Van’da yaşam zor. Doğuda yaşam zor. Tıpkı Türkiye Bankalar Birliği’nin yaptığı gibi, verilen desteklerle pek çok yaşam kurtarılıp, pek çok yaşam kurulabileceğini gördük bir kez daha Van’da. Miras olarak daha yaşanılır bir gelecek bırakmak adına…
20 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
Anket
|
|
Yerel Seçimler de Cumhuriyet yanlısı partiler iş birliği yapmalı mı?
|
|
|