|
Şaşırtıcı Olaylar
19-11-2008 02:20
Irak’tan ABD askerlerinin çekilmesini sağlayacak anlaşma imzalanmış... Irak hava sahası 1 Ocak 2009’dan itibaren Bağdat’ın egemenliğine bırakılıyor. K. Irak’taki terör örgütüne yapılan hava saldırılarına devam edebilmemiz için artık Bağdat’ın izni gerekecekmiş…
IMF’nin daha önceleri her dediğine evet diyen ülkelere verdiği kısa vadeli kredi 9 milyar dolarmış… Ne çare Türkiye’nin hükümetin hâlâ ağızlarda gevelediği ihtiyati anlaşma yerine kimi koşulları içeren yeni bir stand-by anlaşması yaparsak ancak 50-60 milyar dolar verebilirmiş amma…
IMF’nin de yardıma muhtaç o kadar çok ülkeye yeterince dolar verdiği için kasası neredeyse tam takır kuru bakıra dönüşmüş… oysa Türkiye ancak 100 milyar dolara gereksiniyormuş…
İşsizlik oranı (yüzde 9.8) -geçen ağustos rakamlarına göre- fena halde artıyormuş… eylül, ekim, kasım aylarında işsizliğin daha da artacağı tahmin ediliyormuş…
Bütün bunlar hükümete, kimi çevrelere göre “mış, muş!”.
Bizim için tek sorun, köşe yazılarının konu edindiği tek konu, RTE ile eşinin baş konuk olarak katıldığı bir karikatüristin evindeki akşam yemeği…
Bu yemekle ilgili korkunç bir iddia atıldı ortaya. Müslüman RTE’nin yediği adı Panna Cotta olan tatlının kökenindeki ithal malı jelatinin “ağırlıklı olarak domuz kemiğinin dokusundan yapıldığı” öne sürülüyor.
Yerel seçim arifesinde başında türlü gaile yetmiyormuş gibi şimdi de RTE’ye domuz kemiğinden üretilen jelatinden yapılmış tatlıyı yedirmek ha?
Domuz sözcüğünü ağzına almayan Müslüman Başbakanımıza her anlamıyla suikast bu!
***
Üstelik akşam yemeğiyle ilgili sorular, sorular… Başbakan Panna Cotta’yı yedi mi yemedi mi? Yoksa yazılanlar şu veya bu konulu bir bakanlığın koltuğuna oturmayı düşleyen akşam yemeğini düzenleyen AKP milletvekili hanımın önünü kesmek için bir iftira kampanyası mı?
Dahası var. Her gün sütun sütun yalakalık eden bir köşe yazarı kafayı çektikten sonra iktidardakilere akıl verme virüsünün kışkırtmasıyla parmağını RTE’nin burnuna sallayarak; örneğin Güneydoğu politikasının nasıl olması gerektiği veya bu konudaki hatalar üzerine nutuk çekmiş… İşadamlarından biri, Güneydoğu politikası ile ilgili öğütler vermiş... Çoğu derin mevzulara katılmamış… Bir gözlemciye göre, RTE’nin gazabından korktukları için böyle davranmışlar…
Tabii yemekte ekonomik kriz ve etkileri, RTE’nin ekonomik konulardaki dehası üzerine konuşmalar yapılmamış… Daha çok -ağzı olanın konuştuğu- Kürt meselesi, AB ile ilişkiler üzerine nutuklar irad edilmiş.
RTE’nin ağabey diye seslendiği Hasan Cemal ile Ortadoğu’dan başlayarak dünya sorunlarında uzman kesilen Cengiz Çandar’ın, konuklar arasında olmayışlarını insan yadırgıyor.
Elbette ülkemizin başbakanı ile düşünen beyinleri bir araya gelince her ağızda sakıza dönüşen konuları konuşacaklar; Atatürk devrimlerine çağdaş bakışı veya Cumhuriyetin temel ilkelerine dokunulmayacağını tartışıp söyleşecek değiller ya…
***
Zaten gerek de kalmadı böyle tartışmalara… Örneğin kara çarşaf sokaktan çıktı, Atatürk’ün partisi olmakla övünen CHP’ye girdi.
Atatürk parti konusunda da haklı çıktı.
Falih Rıfkı Atay bir kitabında şöyle bir olay anlatır: Parti Genel Sekreteri Recep Peker -o zamanki adı Halk Fırkası olan- CHP ile ilgili bir yazıyı inceleyen Mustafa Kemal’in kenara görüşünü yazarken “fırkanın…(partinin)” yazdığını görür ve “Paşam neden ‘fırkam (partim)’ yazmıyorsunuz” diye sorar.
Mustafa Kemal başını kaldırır ve Peker’e; “Partinin yarın ‘benim partim’ kalacağını nereden bileyim?” der.
Ya bugün? Mustafa Kemal’in kapı dışarı ettiği kara çarşaf ve türbana törenle kurucusu olduğu CHP rozeti takıldı.
-Baykal’ın yorumuna göre- kara çarşafla türban CHP’de “siyaset yapma hakkına” kavuşuyor(muş).
Olay Falih Rıfkı Atay’ın aktardığı Mustafa Kemal’in yetmiş yıl önceki kehanetini anımsatıyor.
Kimileri oy oy diyor. Mustafa Kemal’lerin gözlerinde iki damla yaş!
Cüneyt Arcayürek
97 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
Anket
|
|
Chp Esenyurt Belediye Başkanı Kim Olmalı?
|
|
|