AKP-AB koalisyonu
10-05-2008 02:52
AKP’ye yönelik kapatma davasının ardından AB sözcülerinden gelen açıklamalar dikkat çekiyor. Açıkça AKP’ye destek veren, Türkiye’deki laikliğe karşı tavır alan AB sözcüleri, iktidar partisinin toplumu geren, dinci yapılanmanın önünü açan uygulamalarını ise görmezden geliyor. AB yetkililerinden son 1 ay içinde gelen açıklamalar şöyle:
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso: Kapatılma davasını duyunca doğrusu şaşırdım. Laiklik bir dogma değildir. Demokratik laik anlayışta dini gereklere saygı gösterilmeli. Böylesi bir süreci gelişmiş bir ülkede görmek mümkün değil. Avrupa standartlarının uygulanmadığını görürsek kayıtsız kalamayız, ama Anayasa Mahkemesi kararına da saygı duyarız. Ümit ediyorum, karar Avrupa standartlarına, Venedik Komisyonu içtihatlarına uygun olur. (11 Nisan-Ankara)
- Türkiye’nin bir gün AB’nin tam üyesi olması için Türkiye’de tam demokrasi ve demokratik laiklik olmalıdır. Laiklik zorla dayatılamaz. Avrupa’daki demokrasilerde normal olduğu şekilde tüm garantileriyle uygulanan demokratik bir süreç olmalıdır. Türkiye’deki bu durum bizi kaygılandırıyor. Çünkü açık söylemek gerekirse ülkenin başlıca partisine karşı, devletin en üst makamlarına karşı bir kapatma davası açılması, çok sık görülen bir şey değil ve devletin örgütlenmesinin temel ilkelerini tartışmaya açan bir durum. (8 Mayıs-Slovenya)
AB’nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn: Kapatma davası Kopenhag kriterleri ile uyuşmuyor. AB, siyasi ve insan hakları kriterlerinin ısrarlı ve ciddi ihlali durumunda müzakere sürecini gözden geçirmeye mecbur kalabilir. Bu da parti kapatma olayları yaşanırsa müzakerelerin kesilebileceği anlamına gelebilir. (30 Nisan AB Gayriresmi Dışişleri Bakanları toplantısı)
- Şu anda AKP aleyhine açılan kapatma davasıyla Türkiye yeni bir siyasi tansiyon sürecinden geçiyor. AB’nin bu davaya tepkisi reddetmek oldu. Çünkü AB demokrasilerinde siyasi partilerin kapatılma davaları normal değildir. AB aday ülke olduğu için Türkiye’de yaşananlara kayıtsız kalamaz. Ama Türkiye-AB katılım sürecini olumsuz etkilememesi için elbette demokratik prensipler ve hukukun üstünlüğünün Avrupa standartlarına uygun şekilde uygulanmasını umuyoruz. (3 Mayıs-İngiltere)
- AKP’nin şeriat yasasını savunmadığını aslında sağır sultan bile biliyor. Böyle bir çağda bunu herkes bilebilir. Ancak biz yargının işini yapmasını bekleyeceğiz. (7 Mayıs-İstanbul)
AB Dış Politika ve Savunma Yüksek Temsilcisi Javier Solana: AKP’nin kapatılması Türkiye’nin AB ile ilişkilerine darbe vurur. Ancak yüksek mahkemenin makul davranacağı umudundayım. Çünkü kapatma, Türkiye’nin Avrupa’da bizimle ilişkilerine bir darbe olur ve bu durumun sonuçları da çok kötü olabilir. Demokrasilerde parti kapatma hiç de normal bir durum olarak değerlendirilemez. (9 Nisan-Avrupa Parlamentosu)
Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering: AKP demokratik yollarla iktidara gelen bir partidir. Bu nedenle AKP’yi kapatmak absürdlük olur. (8 Mayıs-Slovenya)
Türkiye AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk: AKP hakkında kapatma kararı verilirse bunun sonucu Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin askıya alınması olabilir. (15 Nisan- Brüksel)
-Bence AKP’nin şüphecilere gizli gündemi olmadığını, laiklik taraftarı olduğunu göstermesi gerekiyor. Ancak AKP kapatılacaktır. Yerine yeni bir parti kurulacak. O parti de iktidar olacaktır... AKP anayasayı değiştirerek böyle bir şeyin olmasını engelleyemedi. (3 Mayıs-9 Eylül Üniversitesi)
Cumhuriyet
41 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|
Anket
|
|
Yerel Seçimler de Cumhuriyet yanlısı partiler iş birliği yapmalı mı?
|
|
|