|
Erdoğan da iddianamede
06-09-2008 02:18
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Deniz Feneri davasıyla ilgili olarak Alman savcının hazırladığı iddianamede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da adının geçtiğini vurgularken başta MASAK olmak üzere Türkiye’de de yargının bu konuda inceleme yapmasını istedi. Baykal, “Bu uyduruk değil, ciddi bir iddianame. Başbakan’ın da adı geçiyor. İddianamede adın geçiyor, parayı aldın mı almadın mı? Hükümet niye telaş içinde? Bir siyasi dayanışma, beraberlik mi söz konusu?” açıklamasını yaptı. Başbakan Erdoğan hakkındaki dokunulmazlık dosyalarına dikkat çeken Baykal, “Bu suçlamalarla nitelendirilmiş insan gelse, kızınızı istese verir misiniz? Kızınızı vermeyeceğiniz insana Türkiye’de iktidarı niçin veriyorsunuz?” dedi.
CHP lideri Baykal, dün Antalya’da NTV’nin sorularını yanıtladı. Baykal’ın Türkiye’nin gündemine oturan Deniz Feneri davasıyla ilgili değerlendirmeleri şöyle:
Deniz Feneri davası
Olay fevkalade önemli. Dini motiflerle, din istismarıyla iyi niyetli, temiz, vatan hasreti içinde çalışan insanların paralarını toparlama faaliyeti. Alman yargı makamları inceleyince olayın içyüzü çıktı. Bizim yargı makamlarımız incelese kim bilir neler çıkar? 41 milyon 634 bin Avro toplandı. Hangi insani amaca gitti bunlar? Anlaşılıyor ki, Türkiye’de televizyon kurulmuş, belli bir siyasi kadronun ihtiyaçlarını karşılamak için gitmiş. İddianame elimde. Ergenekon iddianamesi gibi “Yaz bakalım, günü geldiğinde kullanılır” diye değil, ciddi iddialar var. Savcı, hükümetin soruşturma sürecinde baskı yaptığını söylüyor. Ortada bir yolsuzluk var, bırak incelesinler, sana ne, niye telaş içindesin, bunun altında ne yatıyor? Bir siyasi dayanışma, beraberlik mi söz konusu? Niçin Alman savcıyı etkilemeye çalışıyorsun? O televizyonun finansmanına katkı yapıldığı tespit edildi. Bu televizyon AKP yayıncılığı yapıyor, o dünyanın yayıncılığını yapıyor. RTÜK Başkanı’nın adı kuryelik tartışmalarında gündeme geliyor. Türkiye’deki yönetim kadromuz bu olayın içinde görünüyor. Ergenekon da alakasız konular günlerce manşetlerde, ekranlarda döndüre döndüre geldi. Bu, uyduruk bir iddianame değil, ciddi bir iddianame. Her yerde manşet olmalı...
‘Erdoğan’ın adı iddianamede’
İddianamede “02.02.05 tarihli alındı belgesinde herhangi bir meblağ yazılı olmamasına rağmen Mehmet Gürhan, Firdevsi Ermiş’ten parayı, Türkiye Başbakanı’na (2003 yılından bu yana Recep Tayyip Erdoğan) Doğu Asya’daki tsunamiden zarar görmüş, yardıma muhtaçlara dağıtması için, vermek üzere aldığını tasdik etmiş. Bu konu sanık Ermiş’in 7. kez ifadesi alınırken sorulmuş ve doğruluğu tasdik edilmiştir” deniyor. Birisi 7 kez ifadesinde, belli bir meblağı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’na verilmek üzere Mehmet Gürhan’a verdim, diyor. Gürhan da aldığını tasdik ediyor. Bizim yargı makamlarının da -başta MASAK olmak üzere- bu dosyayı derhal ele alıp kendi içimizde de araştırması gerekir. Gürhan verdi vermedi bilemem, ama biri 7 defa “verdim” diyor öbürü “aldım” diyor. Şimdi Başbakan’a sorulması gereken bir soru var. Başbakan’a bu para intikal etti mi etmedi mi? Vermiş de olsa vermemiş de olsa Başbakan’ın çevresindeki birtakım insanların orada Başbakan’a verilmek üzere para toplandığını kabul etmesi olağanüstü bir olaydır. Başbakan, beni ilgilendirmez, diyemez. Hükümetin bu davayı aman büyütmeyin, sanıkları tahliye edin demiş olması çok önemli. Bunlar sıradan yolsuzluk yapan kişilerse, bırakın yargılansın. Türkiye onun tahliyesi için koşuyorsa bu neyi gösterir? Demek ki bu böyle bir zincirdir. Başbakan’la ilişkisi alma-verme şeklindedir.
Şaban Dişli olayı
Cumhuriyet tarihinde bu kadar açık, net, belgeli bir yolsuzluk olayı ortaya konulamamıştır. Vatandaş yolsuzluk yaptığı zaman yargılanıyor, cezaevine giriyor, genel başkan yardımcısı istifa ederek durumu halletmeye çalışıyor. Başbakan, ben uygun gördüm, diyor. Sen kimsin, sen af mercii misin? Yolsuzluğun gereği yargıya intikal ettirilmeli. Şaban Dişli’nin dokunulmazlığı neden kalkmıyor? Arkasında Başbakan’ın dokunulmazlık dosyası var çünkü. Kalpazanlık dosyası var, ihaleye fesat karıştırma, yolsuzluk suçlaması var. Bu suçlamalarla nitelendirilmiş insan gelse kızınızı istese verir misiniz? Kızınızı vermeyeceğiniz insana Türkiye’de iktidarı niçin veriyorsunuz?
Cumhuriyet
98 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |