son dakika Fener dosyası tam 200 klasör - Hamdolsun ölüyoruz - Sahte haham karısını da çarpmış - Kıbrıs Elden Gidiyor - Çarşafsızlar
Yolları AKP’yle kesişiyor

03-09-2008 16:47

Almanya’daki Yimpaş soruşturmasında olduğu gibi Deniz Feneri e.V. hakkındaki yolsuzluk soruşturmasında tutuklu bulunanların, soruşturmada adı geçenlerin yolu Türkiye’de iktidar partisi AKP’yle kesişiyor. Ne var ki aynı Yimpaş’ta olduğu gibi soruşturmanın Türkiye ayağında hiçbir somut adım atılmadığı görülüyor.

Soruşturma kapsamında en dikkat çekici isim tutuklu Mehmet Gürhan olarak karşımıza çıkıyor. Bu kişi Almanya’daki yükselişini Yimpaş’ın bu ülkedeki bir şirketinin yolsuzlukla suçlanan yöneticisi-kayınpederi Şükrü Kurum’a borçlu. AKP’ye yakınlığıyla dikkat çeken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la Almanya’da bir araya geldiği fotoğraflara yansıyan Gürhan, Deniz Feneri’nden önce Kanal 7’nin Avrupa’daki en önemli ismiydi.

İktidar partisi AKP’nin medyadaki destekçisi Kanal 7’nin Almanya’daki yayınlarını Kanal 7 INT logosuyla gerçekleştiren şirketin ilk ismi, Media 7 GmbH’ydi. 20 Kasım 1995’te kurulan bu şirket, 25 Şubat 2000 tarihinde sermaye arttırımına giderek toplam sermayesini 10 milyon marka çıkardı. Bu sermayenin 9 milyon 950 bin marklık kısmı Yimpaş’ın Almanya’daki şirketi Yimpaş Verwaltungs GmbH’ye aitti.

Yimpaş, Kanal 7’ye paraları o tarihte şimdi Alman savcılığının Deniz Feneri soruşturmasında hakkında 6 yıl hapis cezası istemiyle yargıladığı Kanal 7’nin Avrupa Genel Müdürü Mehmet Gürhan’a elden teslim etmişti. Bu para alışverişinden kısa bir süre sonra hem Media 7 hem de Yimpaş Verwaltungs GmbH battı.

AKP döneminde RTÜK Başkanlığı’na getirilen ve Deniz Feneri e.V. iddianamesinde isminin kurye olarak geçtiği gazetelere yansıyan Zahid Akman’ın başkanlığa atanmadan önce Almanya’da hem hissedar hem yönetici olarak bulunduğu çok sayıda şirketi teslim ettiği isim olarak da yine karşımıza Mehmet Gürhan’ın adı çıkıyor.

Taşkan ve Yıldırım

Alman savcılığının 3 yıl hapis cezası istediği Mehmet Taşkan’ın ismi ise Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la kesişiyor. Deniz Feneri e.V’nin genel müdürlüğünü Gürhan’dan devralan Taşkan’ın ismi ise yine Frankfurt’ta kurulu bir başka şirkette üst düzey yöneticiler arasında geçiyor. Bu firma Türkiye’de gazete sayfalarına sıkça konu olan turizm şirketi Santour’du.

Taşkan daha önce Santour firmasında genel müdür yardımcılığı yapmıştı. Ulaştırma Bakanı Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım yolcu gemisi alırken işte bu gemi acentesi Santour’dan borç para almıştı.

Binali Yıldırım’ın eskiden bir dönem genel müdürlüğünü yaptığı Sancak Line ile Taşkan’ın müdür yardımcılığı yaptığı Santour’un ilişkisi firmanın kendi internet sitesinde şu cümlelerle anlatılıyordu:

“Santour GmBH, 1999 yılında, turizmde faaliyet göstermek üzere Frankfurt’ta kuruldu. Kuruluşundan kısa bir süre sonra İtalya-Türkiye arasında faaliyet gösteren Sancak Line firmasının Avrupa genel bilet satış acenteliğini aldı. Santour GmBH’nin planlı ve verimli çalışmaları sayesinde; Sancak Line 2000 yılı yaz sezonunda, yeni kurulmasına rağmen bu hatta faaliyet gösteren firmalar arasında yolcu ve araç taşımacılığında, gemi doluluk oranı olarak birinci sıraya yerleşmiştir. 2005 yılı sezonunda Sancak Line’a ait yenilenen Sancak 1 gemisi ile sezona çok iyi hazırlanan Santour, ‘Tatil Gemide Başlar’ sloganı ile yoluna devam etmektedir...”

Erdoğan’ın yakın dostu Karaman

Derneğin mali müdürü tutuklu Firdevsi Ermiş önceki günkü duruşmada “Asıl gelir kaynağı Deniz Feneri idi. Bu paralar daha sonra Mehmet Gürhan’ın talimatları doğrultusunda, çeşitli şirketlere ve Türkiye’ye aktarılıyordu. Ancak Gürhan, bütün önemli kararları Türkiye’ye danışarak alıyordu” diyordu.

Ermiş yine ifadesinde; Almanya’da sayıları 8’i bulan şirket ve kuruluşların da ortakları olan Türkiye’deki Kanal 7 ve Deniz Feneri e.V. yöneticileri Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik ve Harun Kapuyoldaş’ın bütün işlerin başında olduğunu vurguluyordu. Ermiş’in işaret ettiği yöneticilerden Zekeriya Karaman, Başbakan Erdoğan’ın yakın dostuydu. Öyle ki Erdoğan, Kanal 7 yöneticisi Zekeriya Karaman’ın oğlu Habib Karaman’ın düğününde nikâh şahitliğini yapmıştı. Ve Karaman’ın düğününe Mehmet Gürhan da katılmıştı.

Cumhuriyet

333 defa okundu.


Habere Yorum Ekle

Ad: Atatürk'ün Çocukları
Başlık: Bir günah keçisi...
Hayret bu durumu saklayamadılar. Normalde tüm yaptıkları yolsuzluklarda deliller vardı ama çoğunu imha ettiklerinden davalardan beraat ediyorlardı. Bu sefer yapamamışlar. Ya bu bir iç hesaplaşmadır ya da aradıkları günah keçisini bulmuşlardır!!!

Tüm Yorumlar

Yazarlar

İkbal Cengiz

Cumhuriyetimize Sahip Çıkalım
. İkbal Cengiz
. Ebru Kocagöz
. Gülru Gencer
. Çağlar Akay
. Hamit Bayçın
. Birgül Avdan
. Bülent Pınarbaşı
. Haluk Tatver
. Özgün Kaplama
. Cem Büyükçakır
Çok Okunanlar
Can Dündar'a Ata'dan cevap
Mustafa filmine gösterilen tepki, sanal alemde de büyüyor. İ...
. Can Dündar’a suç duyurusu
. Neden Haşim Kılıç?
. Önce Toprak Sonra Yönetim
. AKP hariç her parti
. Oğlunu da al canlı yayında çık karşıma
. Skandal
Çok Yorumlananlar
Can Dündar'a Ata'dan cevap
Mustafa filmine gösterilen tepki, sanal alemde de büyüyor. İ...
. Neden Haşim Kılıç?
. Oğlunu da al canlı yayında çık karşıma
. Önce Toprak Sonra Yönetim
. Günay'a Tepki Seli
. Eleştiriler Üzerine
. Çarşaf
Anket
CHP'nin çarşaflı üye açılımını nasıl karşıladınız?
Olumlu
Olumsuz

Künye © 2007-2008 Tüm hakları saklıdır. Sitemizin haberlerine yapılan yorumlardan sitemiz sorumlu değildir.



Dünya | Siyaset | Güncel | Ekonomi | Spor | Sağlık | Bilim | Kitap | Kadın | Makaleler | Magazin | Medya | News
Otomotiv | Sinema | Ege | Kültür-Sanat | Eğitim | Şans Oyunları | Yaşam | Chp | Yorum-Analiz | Gazete Yazarları

Tüm Haberler - Yayın Akışı

Haber Kaynakları

Basın ve Yayın