22 Mayıs 2012 Salı
‘Anne’ gözüyle Silivri tutukluları!
İşte AKP tablosu
Rekorla yeniden başkan!
İnce: Bakanlarını niye sattın
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Anlamsızlığın Anlamı
30 Ocak 2008 Çarşamba 03:26

Anlamsızlığın Anlamı

GELECEĞİN gözleriyle bugünlerin Türkiye'sine bakacak insanlarımızın gözlerinde şu sıra yaşadıklarımız herhalde büyük bir anlamsızlık olarak gözükecektir. Hele biraz Bizans tarihi biliyorlarsa, Osmanlı askerinin surlara dayandığı günlerde meleklerin cinsiyetini tartışanları anımsamadan duramazlar.Öyle değil mi? Etrafı çepeçevre bir yığın dış sorunla çevrilmiş, içteki sorunları çoğalmış, ekonomisi yaklaşan büyük bunalıma dayanmayacak kadar kırılganlaşmış bir ülkede kadın başı nasıl örtülsün diye anayasa değiştirmeye kalkışan ve bu yüzden birbirini yiyen bir topluma uzaktan bakıldığında görüntü kocaman bir anlamsızlıktan başka ne olabilir ki?Kimimiz bu girişimi Cumhuriyete karşı cinayet, kurucusuna karşı ihanet sayıp vaktimizi ve enerjimizi bununla mücadeleye ayırsak da...Kimimiz toplumdaki anlamsız kutuplaşmayı aşmak bahanesiyle böyle bir girişimi ve aynı amaçla kurulan ittifakı iyi bir siyasal manevra sansa da...Neresine bakılırsa bakılsın, şu günlerdeki manzaranın uzaktan sezilebilecek anlamı ancak bir büyük anlamsızlık olacaktır.A ma yakın gelecekten, birkaç ay sonrasından bakıldığında, "türban" dolayısıyla girişilen anayasa değiştirme girişiminin şimdi çok tartışılan kaçınılmaz sonuçları ve içinden kolay çıkılamayacak sorunları bir yana, uluslararası politika alanındaki anlamı gün gibi açıktır: Böyle bir konuda oluşturulan AKP-MHP uzlaşması, özellikle iktidar partisi için, AB'ye tam üyelik rüyasının, manevrasının, oyununun ya da oyalamasının ve oyalanışının kısacası ne ad verilirse verilsin, o sahte ilişkinin sonu demektir.Zaten Merkel-Sarkozy ikilisinin açıkça ve sık sık vurguladıkları gibi, bu konudaki beklentiler sıfırla çarpılmış gibi çoktan anlamsızlaşmıştı. AB'dekilerin kimi bu ülkenin, "Küçük Asya" olarak Avrupa sayılmayacağını, kimi çok büyük, çok kalabalık, çok yoksul olduğunu, kimi Hıristiyan-Musevi uygarlığının dışında kaldığını söylemekteydi.Şimdi bunlara AKP-MHP ittifakının AB'ye vereceği ürküntüler eklenmiştir.Biri, AKP'li Başbakan'ca "simge olduğu" itiraf edilmiş bir örtünüş biçimi konusundaki ürküntü. Unutmayalım ki, AİHM her düzeydeki okullarda haçlı kolye takmayı ya da Musevi erkeklerin "kipa" adlı takke giymesini dinsel simge sayarak İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı ilan etmiştir.İkincisi, dinsel simgeli bir giyim tarzının MHP desteğiyle yasalaştırılmış olmasının her Nazi kıpırdanışı karşısında ürperen çevrelere vereceği İslam otoritarizmi korkusu. Yine unutmayalım ki, AB dünyası vaktiyle seçim kazanmış aşırı milliyetçi bir politikacının Avusturya'yı yönetmesine bile izin vermemiştir.Demek ki, AKP'nin AB aldatmacası da ancak bu kadar sürecekmiş.Öbür aldatmacaların ne kadar sürebileceğini tahmin etmek artık kolaylaşmıştır. Gericiliği yiyen, hep onun bu çeşit sözde "başarı" ları oldu. Mümtaz SoysalCumhuriyet

Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ