

CHP'den Şahin'e Baykal sorusu
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e, “ABD Büyükelçiliği Müsteşarının yazdığı kriptoya göre CHP’nin o dönemdeki Genel Başkanı Deniz Baykal’ın rüşvet aldığına ilişkin kanıtların elde edildiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. ABD Büyükelçiliği Müsteşarının kriptosunda Emniyet Genel Müdürlüğünün yetkililerine atfen ifade ettiği bu iddia doğru mudur? Değil midir?” diye sordu.
-MECLİS'E TAŞIDI-
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, TBMM Başkanlığı’na, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Basında çıkan haberlerde Türk Emniyeti’nin 21 Kasım 2008’de ABD Büyükelçiliği yetkililerine Ergenekon soruşturması hakkında geniş kapsamlı bilgilendirme verildiğinin iddia edilmekte olduğunu belirten Baydar, şu soruları yöneltti:
“ABD Büyükelçiliği Müsteşarı Daniel O’Grady’nin 24.11.2008 de Washington’a gönderdiği kriptoya göre Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı yetkililerinden oluşan bir heyetin 21.11.2008 tarihinde ABD Büyükelçiliğinde Ergenekon soruşturması kapsamında brifing verdiği belirtilmektedir. İddia edildiği üzere ABD büyükelçiliği yetkililerine kriptoda ifade edilen brifing sunulmuş mudur?
Bu brifinge kimler katılmıştır?
ABD büyükelçiliği yetkililerine brifing verme kararını kim almıştır?
ABD Büyükelçiliği Müsteşarının yazdığı kriptoya göre CHP’nin o dönemdeki Genel Başkanı Deniz Baykal’ın rüşvet aldığına ilişkin kanıtların elde edildiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. ABD Büyükelçiliği Müsteşarının kriptosunda Emniyet Genel Müdürlüğünün yetkililerine atfen ifade ettiği bu iddia doğru mudur? Değil midir?
Doğru ise bu iddianın kanıtları nelerdir? Ve bu kanıtlar niçin bugüne kadar yargıya intikal ettirilmemiştir?
Böyle bir brifing verilmiş ve CHP’nin O dönemki Genel Başkanı Deniz Baykal hakkında söylenilen iddia ve kanıtlar dile getirilmiş ise bu kararı alanlar ve bu brifingi verenler hakkında herhangi bir idari ve cezai bir soruşturma başlatılmış mıdır?
Bu takibatın yapılmaması bu uygulamanın ve dile getirilen suçlamaların hükümet sorumluluğu altında gerçekleştiğinin bir ifadesi midir?
Eğer ABD Büyükelçiliği Müsteşarının bu iddiaları doğru değil ise hükümet yada Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri bu gerçek dışı iddialar konusunda ABD Büyükelçiliği yetkililerinin dikkatini çekmişler midir?
Ergenekon Savcılarının ve Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin her hafta Başbakan'a Ergenekon davası ile ilgili brifing verdiklerinden söz edilmektedir. Bu doğru mudur?
Bağımsız bir devletin yargı süreci henüz işler haldeyken ve kimsenin suçu ile ilgili bir kanıt yok iken Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin ABD Büyükelçiliğine giderek kendi vatandaşları hakkında ithamlarda suçlamalarda bulunması ne anlama gelmektedir?
Ergenekon davasına, ABD nezdinde itibar kazandırabilmek için böylesine yakışıksız yöntemlere başvurulması haksız yalan suçlamalar ithamlar yapılması ne anlama gelmektedir?
Ergenekon savcılarının Başbakana her hafta brifing vermesi Ergenekon davasının gerçek savcısının Başbakan olduğunun yeni bir kanıtı mıdır?”
ANKA












