23 Mayıs 2012 Çarşamba
‘Özgürlüğü vurguladım’
Uludere’de yargı neyi araştırıyor?
2001-2011 şampiy10
Uykudan Uyanır Gibi...

Mümtaz Soysal

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dağıtmışlık Duygusu

07 Aralık 2011 Çarşamba 06:05

RUH ya da sinir ve beyin rahatsızlıklarına ad koyma konusunda dilimizin dağarcığı hayli dolu: Delirmek, oynatmak, kafayı bozmak, kafayı yemek, dağıtmak gibi deyimler çok. Devlet anormalliklerine sıra gelince şimdiki duruma en uygun düşeni galiba dağıtmak”.

Evet, çok sevdiğimiz Türkiye Cumhuriyeti dağıtmış durumda.

Genel olarak bakıldığında devletin ve toplumun kurumları arasında birtakım kopukluklar yaşanmakta. İnsan haklarına, dokunulmazlıklara, tutukluluk sürelerine ilişkin yasal düzenlemeler beklenirken parlamentodaki partiler neredeyse bir yüzyıl öncesinin olaylarını tartışıp eski defterleri karıştırmakta. Partiler dağıtmış gibiler.

Siz hiç devlet başkanının kaç yılda bir seçildiğini bilmeyen, daha ne kadar işbaşında kalacağını kestiremeyen bir toplum duydunuz mu?

Sözde anayasalı bir devlet olan Türkiye Cumhuriyetindeki durum bu. Çünkü kimse, çoktan kurala bağlanmış olması gereken böyle bir konuda kesin bir şey söylemek istemiyor; ne oraya gelmek isteyen kişi, ne partiler ne de şimdiki Cumhurbaşkanı. Konunun Başbakanın tercihine açık biçimde askıda bırakıldığı inancı yaygın: O nasıl elverişli görürse ve bundan sonraki devlet başkanının statüsü nasıl belirlenirse öyle yapılacak. Herkes pusuya yatmış bekler gibi.

Oysa, yıllar önce, 2007 yılının 21 Ekiminde halkoylamasıyla anayasa değiştirilmiş ve cumhurbaşkanının kaç yılda bir, nasıl seçileceği yeni kurala bağlanmıştı: Beş yılda bir seçilecek, ama eski durumdan farklı olarak, yeniden aday olursa, tekrar seçilebilecek.

Böyle olduğu halde, bir tartışma, bir tahmin yarışıdır gidiyor: Neymiş, şimdiki cumhurbaşkanı bu anayasa değişikliğinden önce yürürlükte olan anayasaya göre yedi yıl için seçilmişmiş ve o süre bitinceye kadar işbaşında kalmalıymış. Sanki bu görev bir özel hukuk konusuymuş gibi, eski deyimle müktesep yani edinilmiş, bir hak varmış ve seçilirkenki kural gereği görev yedi yıl sürmeliymiş...

Böyle bir konu son anayasa değişikliği yapılırken niçin açıklığa kavuşturulmamış? Çünkü, artık dağıtmış bir devlet var ve her şey her türlü olabilir.

Bu yazı toplam 164 defa okunmuştur.
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ