Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı 1975 yılından beri tanıyorum. Bazı dönemlerde çok sık beraber olduk.
1984-1994 arasında 10 yıl boyunca “Uluslararası Girne Konferansları”nı düzenlemiştim. Her yıl mayıs ayının ilk haftasında dünyanın dört bucağından ve Türkiye’den akademisyenler, politikacılar, gazeteciler, işadamları, bürokratlar katılırlardı.
Her konferansta küresel veya bölgesel bir konuyu ele alırdık. Konferansın açılışını Denktaş, uzun ve okkalı bir konuşma ile yapardı. Kıbrıs’ı, Akdeniz’i ve Türkiye’yi yerli ve yabancılara enine boyuna anlatırdı.
Magosa’daki Serbest Ticaret Bölgesi’nin kurulmasını, Denktaş’a ben önermiştim. Kendisi ile Avrupa ülkelerinde de birlikte toplantılara katıldık. Yurtdışında, KKTC’de ve Türkiye’de pek çok anımız oldu.
Bu anılarda Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz, Necmettin Erbakan, Abdullah Gül, Fritz Neumark, Adnan Kahveci ve daha birçokları bulunuyor.
Denktaş’la siyaset dışı sosyal anılarımı 1990’lı yıllarda kısa notlar halinde yazmaya başlamıştım. Denktaş’a bundan söz ettim.
Bu anılarımı küçük bir kitapla toplayarak, bol resimli bir biçimde henüz yayımladım. Anılarda yer alan figürler oldukça fazla.
Kitabın adını “Denktaş’ın Öbür Yüzü” koydum. Denktaş’ın öbür yüzünde onun az bilinen yönlerini, şakalarını ve siyasal mizahını anlattım.
Makaryos ile olan görüşmelerindeki muzip tutumundan Ecevit ve Erbakan’la olan saklı kalmış politika dışı sohbetlerine kadar hepsini aktardım.
1987’de Köln’de, Denktaş ile Fritz Neumark’ın buluşmasında ben de vardım. Denktaş’ın Neumark ile olan kader birliği pek bilinmez, bütün bunları yazdım.
En kritik bölgedeki ‘Adam...’
Denktaş, dünyanın en kritik ve stratejik bölgesinde 40 yıl boyunca Türk Toplumu Liderliği, Kıbrıs Türk Federe Devleti Başkanlığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı yaparak bir rekor kırdı. Hem de demokratik seçimlerle, seçilmiş bir siyasetçi olarak.
Siyasal karizması yanında bir insan, bir aile babası, fotoğraf ve doğa meraklısı bir insan olarak ayrı bir kimliğe sahiptir.
Siyasal karizması ile muzip kimliğini ilginç bir biçimde birleştirir. Bu anlamda da gelmiş geçmiş en önemli siyasal figürlerden birisidir.
“Denktaş’ın Öbür Yüzü” kitabımda, işin bu yanına özellikle parmak bastım.
Kitapta yer alan resimlerin bazıları okurları şaşırtabilir. Ancak 1975’ten bugüne kadar dünya ve Türkiye öylesine değişti ki, bu değişim rüzgârları içinde sürüklenen insanların birçoğu da nasiplerini aldılar.
Eski resimler ile yenileri arasında çarpıcı zıtlıkların oluşması çok doğaldır.
Denktaş’la olan beraberliklerimizi değişik boyutları ile sergilediğime inanıyorum.
1975-2003 dönemindeki anı ve izlenimleri kapsayan bu kitapçık benim için “Midas’ın Kulakları”nı anımsatan bir özelliğe sahip.
Eski dostlar, kaybolanlar, göçenler, değişenler, değişmeyenler geçit resmi yapıyorlar. Bir anlamda, benim özel anılarım da içinde yer alıyor.
Ama en önemlisi, Denktaş gibi bir karizmatik liderin az bilinen yönlerini anlatmanın verdiği tat. Umarım, okurlarım da aynı duygu ve düşünceyi paylaşırlar.
Süheyla Berker Hocamızı kaybettik
Vefa Lisesi’nin İngilizce öğretmeni Süheyla Berker’i bir hafta önce kaybettik.
1958 yılında Vefa Lisesi’ni bitirirken bölüm birinciliği ödülümü Süheyla Hoca vermişti. 2008’de ellinci yıl plaketimi de yine Süheyla Hocamdan alma mutluluğuna ulaşmıştım.
Güle güle sevgili hocam...
Bu yazı toplam 211 defa okunmuştur.