23 Mayıs 2012 Çarşamba
‘Özgürlüğü vurguladım’
Uludere’de yargı neyi araştırıyor?
2001-2011 şampiy10
Uykudan Uyanır Gibi...

Erol Manisalı / Cumhuriyet

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Denktaş’la Giden ve Gitmeyen

16 Ocak 2012 Pazartesi 05:51

Denktaşın ölüm haberini 13 Ocak akşamı televizyonda geçen altyazıda okuyunca içimde keskin bir acı duydum; sanki bir şeylerim kopup gitmişti.

Son 40 yılımı onunla paylaşmıştım.

-Londrada, Münihte, Kölnde konferanslarda beraber olmuştuk. 1987de Kölndeki konferansta Prof. Fritz Neumark da vardı.

-İstanbulda ve Türkiyedeki diğer kentlerde en az 40-50 kere aynı kürsüyü paylaşmıştık.

-1984-1994 arasında Girnede her yıl düzenlediğim 10 konferansın açılış konuşmalarını Denktaş yapmıştı.

-Girnedeki yazlık evinde ve makamında bilmem kaç kere sohbet edip yemek yemiştik. Hatta birkaç yılbaşını birlikte geçirmiştik.

-1997’de İstanbul Üniversitesinde Denktaşa fahri doktora unvanı verilirken cüppesini, sevgili dostum Prof. Dr. Bülent Berkarda ile birlikte giydirmiştik.

Daha 10 gün önce Aydın Denktaşla telefonda konuştuk; Başkan nasıl soruma İyi iyi, iyiye gidiyor diye yanıt verdi, çok sevinmiştim.

İmzalayıp gönderdiğim Denktaşla ilgili kitabım elinize geçti mi, deyince, neşeli bir sesle; okuduk okuduk dedi. Denktaşın minik kitapçığı hayattayken okuması çok önemliydi; eski yıllardaki anıları kaleme aldığımı biliyordu. (*)

Televizyonda Rauf Denktaşı kaybettik altyazısını gördüğümde içimden bazı şeyler kopup gitti sanki. Özgürlüğümden ve sağlığımdan yoksun olduğum günlerde heyecanla evi aramış ve eşime, Üzülme kardeşim, bunlar da geçer sözcüklerini içi sızlayarak aktarmıştı.

Anadolu’ya yaslanmış Denktaş

Denktaşın arkasında Anadolu insanı, Anadolu halkı vardı. Trabzondan Edirneye, İzmirden Antepe her yerde sevilirdi.

Neden mi? Türk insanının ezilmişliğine ve dış baskılara karşın Yedi düvele kafa tutabildiği için. Uzun yıllar Türkiyedeki siyasilerin söyleyemediklerini dile getirdiği için.

Onun, geçen 40 yıl içinde Birlemiş Milletlerde, Avrupa Konseyinde, İslam Kalkınma Teşkilatında yaptığı konuşmalar, dünya siyaset ve diplomasi tarihine geçmesi gereken özellikler taşır.

Uluslararası Girne Konferanslarını 1984-1994 arasında 10 yıl boyunca düzenlerken açılışta yaptığı kapsamlı değerlendirmeler, Ortadoğunun bugün yaşamakta olduğu sorunlara ışık tutar.(**)

Girne Konferanslarına Kanadadan Japonyaya, ABDden Avustralyaya kadar gelen katılımcılar Denktaşa hayran olurlardı.

Doğu Akdenizde; son yüzyılın en kritik ve stratejik bölgesinde Kıbrıs Türk halkının (ve Anadolunun) çıkarlarını son 50-60 yıl boyunca korumaya çalışan bir lideri ve zarif bir insanı kaybettik.

Ben Denktaşı Yaser Arafata, Mandelaya ve Fidel Castroya benzetirim. Ama en şansızının Denktaş olduğuna inanıyorum.

-Castronun arkasında koca bir Latin dünyası vardı.

-Mandela sonunda; yalnız Doğu’dan değil Batıdan da destek gördü.

-Arafat, mücadelesi sonrasında meşru ve eşit taraf olarak geniş bir kesim tarafından kabul edildi.

-Ama Denktaş yapayalnızdı; arkasında sadece Anadolunun halkı vardı.

Denktaş gelmiş geçmiş en karizmatik liderlerin ön sırasında yer alan bir insandır.

(*) E. Manisalı, “Denktaşın Öbür Yüzü, Kırmızı Kedi, 2011

(**) Turkeys place in Europe and in the Middle East, Okan Univ. 2009, Edited by E. Manisalı

Bu yazı toplam 256 defa okunmuştur.
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ