21 Mayıs 2016 Cumartesi 04:13
Almanya'dan Zekeriya Öz açıklaması

Alman Hükümeti, Federal Sol Parti Milletvekilleri Ulla Jelpke, Wolfgang Gehrke, Christine Buchholz, Andrej Hünko, Katrin Kunert’in “17 Aralık AKP-Cemaat savaşından sonra Federal hükümetin Fethullah Gülen Cemaati’ne karşı tutumu nedir?” şeklindeki sorularına gecikmeli olarak yanıt verdi.

Almanya’ya kaçtığı belirtilen Cemaatçi eski Savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara ile ilgili soruya ise “Türkiye Alman hükümetine söz konusu aranan savcılar konusunda gerekli dokümanları iletmiştir. Aranan kişilerin Almanya’da olduklarının saptanamadıklarına ilişkin bilgi Berlin’de Türk Büyükelçiliği’ne iletilmiştir” yanıtı verildi.

İşte o sorular ve yanıtları…

1. 2014 yılından beri Alman hükümeti Almanya’daki cemaate yakın dernekler ya da kurumlar ile ilgili herhangi bir ilişki içinde mi? Evetse bunlar nelerdir? Hangi kapsamda?

Alman hükümetinin 2014 yılında Türkiye’deki gelişmeler sonrasında Gülen hareketine yakın dernekler, kişiler ve kurumlar ile olan tavrında herhangi bir değişme olmamıştır.

2. Türk hükümeti ya da resmi kurumları Alman hükümeti ya da resmi kurumlara 2013 yılından sonra Gülen hareketi ile ilgili herhangi bir doküman, belge verdi mi? Ne zaman ve hangi düzeyde?

Türk hükümet sözcüleri Türkiye’de ve Almanya’da Gülen hareketi sempatizanları, aktiviteleri ile ilgili Alman federal hükümete 2015 yılı sonunda Gülen hareketi ile ilgili farklı nedenlerden dolayı dokümanlar vermiştir.

3. Alman hükümeti, Türk hükümetinin Cemaatin “paralel-terör örgütü kurmak, devletin içine sızmak, AKP hükümetine karşı darbe girişiminde bulundukları” yönündeki iddialarını nasıl değerlendiriyor?

Gülen hareketi Avrupa Birliği ülkelerinde ve dolayısıyla da Almanya’da terör listesinde değildir.

4. Türkiye’de hükümet ve yargı birimleri Gülen hareketini terör örgütü kapsamında görmektedir. Alman hükümeti bu konuda hangi somut bilgilere sahip?

Alman hükümeti Türk hükümetinin Gülen hareketine karşı basın ve düşünce özgürlüğü kapsamındaki ‘hukuk devleti’nin zedelenmesini yakından takip etmektedir. Bu konuda Alman hükümetinin tavrı çeşitli vesilelerdeki görüşmelerde Türk hükümeti yetkililerine iletilmiştir.

5. Türkiye’de Gülen hareketinin siyasi baskıya uğradığı iddiası konusunda Alman hükümeti ne düşünüyor?

Bu soruya ‘devletin çıkarı ve güvenliği’ gözetildiğinden farklı nedenlerden dolayı cevap verilmemektedir. Alman istihbaratı BND’nin bu konudaki mevcut olası enformasyon kazanımının sağlanması vesilesiyle soruya cevap dezavantaj oluşturacaktır. Bu soruda Alman hükümetinin çıkarı gözetilmektedir. Konu ile ilgili enformasyon Alman Federal Meclisi Gizli Arşiv Biriminde bulunmaktadır.

6. Haklarında yakalanma kararı çıkarılan ve Almanya’ya kaçan Gülen Cemaati’ne mensup kişiler hakkında Alman hükümeti ne biliyor? (Cemaatçi eski savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara’dan bahsediliyor?) Türk hükümeti ya da yetkilileri Alman hükümetinden Almanya’ya kaçan cemaat mensuplarının iadesini talep etti mi? Eğer ettiyse bunlar hangi kişiler? Alman hükümeti buna nasıl reaksiyon gösterdi?

Türkiye Alman hükümetine söz konusu aranan savcılar konusunda gerekli dokümanları iletmiştir. Aranan kişilerin Almanya’da olduklarının saptanamadıklarına ilişkin bilgi Berlin’de Türk Büyükelçiliği’ne iletilmiştir.

7. Almanya İşadamları Derneği (BUV) Türkiye’de birçok ekonomi ve iş dünyası ile yakın ilişki içindeydi. Cemaat- AKP kavgasından sonra Alman hükümeti BUV ile ilişkisini sürdürmeye devam edecek mi? BUV’un ortak işbirliği konusundaki önerilerine Alman yetkiler nasıl tepki gösteriyorlar?

2014 yılından beri BUV ile Alman hükümetinin herhangi bir ilişkisi olmamıştır. Daha önce BUV tarafından düzenlenen Alman-Türk Enerji Konferansı ile ilgili hazırlık toplantıları gerçekleşmişti.

BUV ile ortak iki toplantı düzenlendi. Birisi 30 Kasım 2015 tarihinde Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Müsteşarı İris Gleicke’nin de katıldığı Berlin’de Commerbank’da düzenlenen yuvarlak masa toplantısı idi. Burada karşılıklı iş ilişkisi, yeni iş yeri açılması, işçi güvenliği gibi konular ele alındı. Diğeri ise BUV’in yıllık genel kurulu toplantısı işi. (2 Mart 2015). Buna da yine aynı şekilde Federal Enerji ve Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İris Gleicke katıldı.

8. Daha önce BUV ‘Almanya için en önemli ekonomi partneri’, Türkiye’deki üst düzeyde aktörler konusunda (bakanlar) iyi diyalogu olan bir kurum olarak görülmekteydi. AKP-Cemaat arasındaki iktidar kavgasından sonra Alman hükümetinin BUV’ya bakışında herhangi bir değişme oldu mu?

2014 yılından beri BUV ile herhangi bir kooperasyon olmamıştır. BUV“un Türkiye“de bakanlar, resmi kurumlar ile ilgili ilişkişleri olduğuna dair Alman hükümetinin elinde herhangi bir enformasyon bulunmamaktadır.

8. Gülen hareketine yakın Diaylog ve Eğitim Derneği ve çalışanları ile ilgili Alman hükümeti hangi ilişkide bulunmuştur? 2014 yılından beri… Çeşitli nedenlerden dolayı Alman hükümeti söz konusu Forumun yöneticileri ile birlikte 2014 yılından beri görüşmeler yürütmektedir.

Federal hükümet Dinler arası Diyalog projesi kapsamında Kültürlerarası Diyalog Derneği’nin çalışmalarını teşvik etmektedir. 2014 yılında beri de bu konuda Alman hükümetinin temsilcileri derneğin yetkilileri ile bir araya gelmektedir.

SOL PARTİ FEDERAL MİLLETVEKİLİ ULLA JELPKE’DEN ODATV’YE AÇIKLAMA

Konu ile ilgili olarak Odatv’ye açıklama yapan Sol Parti Federal Milletvekili Ulla Jelpke, Alman hükümetinin Gülen cemaati ve AKP hükümeti ile aynı düzeyde ilişkilerini sürdürmekten yana olduğunu söyledi.

Jelpke şunları söyledi:

“Alman hükümetinin önergemize verdiği yanıtlar gösteriyor ki, Merkel hükümeti gerek AKP gerekse Gülen cemaati ile ilişkilerinin devamından yana. Merkel hükümeti Ne Sultan Erdoğan’ı kızdırmak istiyor ne de Gülen cemaati ile arasındaki telleri koparmak istiyor. Sorulara açıkça cevap verilmemiştir. Merkel hükümeti Erdoğan ile yapılan mülteci anlaşmasının bozulmasından korkmakta ve böylelikle bazı sorulara ‘devletin yararı’, güvenliği gerekçe gösterilerek yanıt verilmemiştir. Alman Dış İstihbarat Servisinin (BND) Gülen hareketi konusunda ne gibi çalışma yürüttüğüne ilişkin cevap da anlaşılmamaktadır. Almanya’da Gülen cemaati yandaşlarının ‘politik nedenlerden’ dolayı iltica edip edemeyeceklerine ilişkin hükümet tavrını net belirlemek zorunda ve bu konuda pozisyonunu almalıdır. Gülen hareketi suçsuz olarak gösterilemez. Uzun yıllardan beri Gülen hareketi AKP ile birlikte işbirliği yaparak antidemokratik ve hukuk dışı yöntemlerle laik, solcu ve Kürt politikacılarına ve gazetecilere karşı baskı uygulamış, devletin gerekli organlarını kullanarak çeşitli yöntemlerle muhalifleri cezaevlerine göndermiştir. Gülen hareketi bu anlamda kendileri hukuk devleti ilkesini çiğnemiş ve şimdi aynı yöntemler ile kendileri karşı karşıya kalmışlardır.”

Son Güncelleme: 21.05.2016 04:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.