23 Şubat 2012 Perşembe
Hükümet politikası gizli olmaz
Telekulak rekor kırdı
Deve Kini...
Fahiş’e hata
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fenerbahçeliyim, karardan mutluyum
28 Ocak 2012 Cumartesi 05:25

Fenerbahçeliyim, karardan mutluyum

Önceki gün yapılan Futbol Federasyonu Genel Kurulu’nu ilgiyle izledim. Sonuçta Federasyon’un “Şike yapan takımları bir kereliğine küme düşürmeme” talebinin reddedilmesinden çok mutlu oldum.

Dün gazetede hem spor servisine hem de futbolla ilgili olduklarını bildiğim arkadaşlarıma “Başlıklar kaos şeklinde atılmış, neden kaos?” diye sordum.

Çünkü bana göre ortada kaos falan yok.

Ben Fenerbahçeliyim, takımım küme düşürülme tehdidi altında. Beşiktaş da öyle, Trabzon da, diğer 6 takım da.

Bir Fenerbahçeli olarak geçen yıl şampiyonluğu “şike yaparak” kazandığımıza asla inanmıyorum.

Peki bazı yöneticiler, garanti olsun diye bazı maçlardan önce bir tür anlaşma yapmış olabilirler mi?

İnanamam ama tabii ki olabilir. Herkesi kefil olacak kadar tanımıyorum ki.

Ama şuna inanıyorum; eğer küme düşme “bir kereliğine” kaldırılırsa, bu Fenerbahçe‘yi çok yakından ilgilendirecektir ve Fenerbahçe’nin maçlarda “şike yaptığı” zimni olarak kabul edilmiş olacaktır.

Fenerbahçe “suçsuz olsa bile” bu töhmetin altında kalacağı için uzun yıllar boyunca hep “şikeci” olarak anılacak, pek çok kulüp ve taraftarı ile sürekli bir husumet içinde kalacak.

İyi bir Fenerbahçeli olarak “onursuzluk” sayacağım bu suçlama karşısında kalmak beni de, sanıyorum milyonlanca Fenerbahçeli’yi de derinden sarsacaktır.

Eğer Fenerbahçe ve diğer başka bazı takımlar şikeye bulaşmışlarsa, gereği ne ise yapılmalıdır. Küme düşmek de dâhil.

Küme düşeriz. Bir alt kümede şampiyon olduğumuz gün tekrar geri döner, ama başımız dik, alnımız açık biçimde mücadeleye devam ederiz.

Gelelim kaos konusuna. Arkadaşların anlattığına göre kaos şuymuş; Federasyon Fenerbahçe’ye ve diğer kulüplere şimdiden bir ceza verirse bir sorun olmayacakmış. Ancak Federasyon bu kararı veremiyor. Eğer mahkeme sonucu beklenirse, kararın sezon sonuna yetişmeyeceği kesin. Bu durumda UEFA kendiliğinden tüm Türkiye’ye ceza keserek başta Avrupa kupaları olmak üzere Milli Takım’a da önemli bir süre için hak mahrumiyeti cezası verebilirmiş.

Bu da Türkiye’nin önümüzdeki 5-8 yıl boyunca hiçbir uluslararası turnuvaya katılamaması demek. Ne kadar adaletli ve hukuka uygun, bilemem.

Ama bildiğim şu ki, UEFA eğer Türkiye’de şike yapıldığına kanaat getirdiyse bunun sorumlusu Federasyon’dur, savcılıklardır. Çünkü UEFA bilgileri buralardan aldı.

Zamanında hiçbir karar veremeyip, UEFA yetkilileri ile çalakalem konuşmaktan kaçınmayanlar şimdi Türkiye’nin başına açtıkları derdi görsünler ve hesabını versinler.

Bunun da ötesinde şimdi asıl görev Başbakan Erdoğan’a düşüyor.

UEFA’nın “kanaatle” Türkiye’ye ceza verecek olmasına karşı direnmelidir.

İsrail’e “One minutes” demek, Fransa’ya haddini bildirmek, Amerika’ya ayar çekmek, AB ülkelerine posta koymak nasıl yapıldıysa, UEFA’ya da aynısı yapılmalıdır.

Kaynak:
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ