23 Mayıs 2012 Çarşamba
‘Özgürlüğü vurguladım’
Uludere’de yargı neyi araştırıyor?
2001-2011 şampiy10
Uykudan Uyanır Gibi...

Mümtaz Soysal

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Geçmiş ve Gelecek

30 Kasım 2011 Çarşamba 06:18

SON zamanların Türkiyesi kadar geçmişe dönük yaşayan başka toplum görülmemiştir. Herkes tarihçi kesildi, hatta herkes arkeolog. Bugünlerin konularına ve sorunlarına kıran girmiş gibi geçmişten konu arayan, yıllar öncesini kurcalayıp sorun yaratan o kadar çok ki... Roman ve senaryo yazarlarımızın eski yaşanmışlıklarda konu aramasını bir ölçüde anlayabiliyor insan ama sorunları bunca çok bir ülkede politikacıların geçmişteki olayları güncel sorunlara dönüştürüp birbirine girmesini anlamak hiç kolay değil.

Belki de, yazarlar için yaratıcılık ya da ilham kıtlığı belirtisi, politikacılar için de sorunlar karşısında bocalayışın dışa vuruşudur bu.

Acaba, bellek musluklarını açık tutup hep anılarını anlatmaya başlayan ihtiyarlar gibi yaşlanmış bir toplum görüntüsü mü?

O zaman, toplumu gençleştirip yeniden dirilmenin günü gelmiş demektir.

Yaşlanmışlar gençleşmeyeceğine göre, gelecek için daha gerçekçi bir tutumla, gençlerin önünü açma yolları aranmalıdır.

Bunun anlamı, genellikle yapıldığı gibi bütün görevlere, makamlara, mesleklere girmenin yaşını rasgele ve apar topar düşürmek değil; yaşı ilerlememiş olanları, yani gençleri, önemli görevler üstlenebilecek, kritik makamlara gelebilecek, zor meslekleri becerebilecek biçimde iyi yetiştirmektir.

Daha açıkçası; eğitim ve öğretim sorununu ciddiye almak ve sağlam bilgi, gelişmiş düşünce sahibi genç insan sayısını en kısa zamanda arttırmak.

Elbet, ilkokuldan başlayıp üniversitelere kadar, yarışmaya ve nesnel sınavlara dayalı, parasız ve kamusal destekli bir öğretim sistemi kurmadan başarılacak bir iş değildir bu. Yoksa, para gücüyle, kayırmayla, yabancı sistemlere öykünmeyle yapılan bir gençleştirme, tam tersine bütün topluma zarar verici bir fiyaskoya dönüşebilir.

Doğru gençleştirme başarılamıyorsa, bir ihtimal daha var, o da ölmek mi diyebilir misiniz? Her durumda çare, yaş ne olursa olsun, genç ve diri düşünceye kapıyı hep açık tutmaktır.

Bu yazı toplam 228 defa okunmuştur.
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ