23 Mayıs 2012 Çarşamba
‘Özgürlüğü vurguladım’
Uludere’de yargı neyi araştırıyor?
2001-2011 şampiy10
Uykudan Uyanır Gibi...

Pınar Korkmaz / Haberinyeri

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İnsandan Her Şey Olur

28 Ocak 2012 Cumartesi 21:38

Yalan öyle sarmalıyor ki insanı… Çepeçevre. Doğruyu unutuyor neredeyse. Kendi yalanı kendi doğrusu oluyor. Tek gerçek kalıyor geriye, o da yalancı olduğu.

Yalan öyle becerikli etrafına nasıl dolandığını ve nasıl battığını bilemiyorsun… En kötüsü o yalanların seni nereye götürdüğünü göremiyorsun… Yalancı bir mutluluk sarıveriyor etrafını, kandırmanın verdiği hazla… Kimisinin vicdanı sızlıyor elbet, derinden, gizli gizli… Kandırdığına daha bir iyi, daha bir sevgi dolu, daha bir şefkatli davranıyor… Kimisinin umru olmuyor.

Oysa dünya değişti. Yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmıyor artık. Devir yakalandığında bile yalanından utanmamayı becerebilmek… Yalanlarına insani bahaneler, geçerli gerekçeler üretebilmek…

Dünya küçüldü… İnsanlar hiç duymadıkları kötülükleri tanıdılar, duyulabilecek her türlü yalanı duydular, her şekilde birbirlerini kandırdılar… Yalancılar dudaklarını kapamadan yakalanıyor artık, nasıl yakalandıklarına şaşarak…

İnsanlar değişti ya… Artık daha ar damarsız, daha yüzsüz ve daha utanmaz da oldular… Kendilerine ve başkalarına karşı sorumluluklarını unuttular… Hayatın yaşanmaya değer kısmına yalanları eklediler… Yalansız, dolansız yaşanmaz oldu. Ahlak demiyorum, ahlak bizim yarattığımız bir şey ama insanca yaşamanın kıymetini bilemeden, insanlıktan vazgeçmeye başladılar…

O yüzden artık ne hırsızlıklara, ne katillere, ne tecavüzcülere şaşırmıyoruz sanırım…

Alışıyoruz…

İşte kimisi de yalana alışıyor… Bazen eşi dostu, bazen ailesini, bazen arkadaşını, bazen sevgiliyi, bazen karısını, kocasını, bazen kitleleri kandırıyor…

İnandırıyor… Kendine güvendiriyor.

Öyle alışıyor ki buna, hayatının bir kısmı gri bir alanda kalıyor… O grilik sonra bütün renkleri boğuyor… Vazgeçecek olsa işten işten geçiyor… Aptallaştırıyor, sersemletiyor ve yalancıyı dünyanın en büyük sıkıntıları ile baş başa bırakıyor… En kötüsü o kötü durumlardan bile yepyeni yalanlarla kurtulmaya çalışıyor …

Pisliğe bulanmış olanı oradan çekip çıkartmak mıdır iyilik, yoksa onu orada bırakarak kendi sonuna şahit olmasını beklemek mi? Bu konuda kararsız kalırım çoğu zaman… Uçuruma doğru gidenin arkasından seslenmek gerekir. Eskiden olsa önüne geçer dururdum ama insanlar öyle kötü oldu ki, beni de o uçuruma sürüklemesen korkarım artık.

Kurtulmayı istemiyorsa eğer, uğraşmak gerekir mi acaba? Aslında gerekmez… İnsan kendine yeterlidir çünkü… Doğrusu, yanlışı, hayatı kendinedir… Herkes kendine zor hakim olurken, bir çok şeyle uğraşırken, artık daha da hızlı dönen ve değişen dünyada bir de başkasının yolunu doğrultmak zor iş… Aslında insanca ama insanın kendi başına da insan kalması için, etraftaki çirkinliklerden, kötülüklerden uzak kalması gerekmez mi?

Size doğru bir adım bile atmayana, bana elini uzat dese de uzatır mıydınız?
Ya uzattığınız el, eksik parmaklarla geri dönerse… Ve girdiğiniz karanlıkta her yeriniz tükenirse… Kırılacak, dökülecek hiçbir şey kalmazsa… İnsana dair her sevgiyi tüketirseniz…

Karanlıklar, aydınlıkta olanlar için yok edicidir… Ancak görmenin en iyi yolu loş taraftan aydınlığa bakmaktır. Herşeyi çıplaklıkla görmek istiyorsanız. İnsanlar göüne ışık tutulan tavşanlar gibi oldu artık… Kaçışıyoruz hep oradan oraya… Kendimizi korumak için başkasına yardım etmekten geri durarak…

Girmemek, bulaşmamak, yaklaşmamak gerekir bazen… Bazen gerçekten care yoktur. Bazıları, kendilerini olduklarından başka bir şey hissetmek ve hissetirmek istedikleri o derin kuyular, anlamsız, çirkin ve samimiyetsizdir… Soğuktur da… Buz gibi…

Grilerde yaşamak isteyenler, ne güzelim yeşilin ne de gerçek kırmızının değerini bilmezler… Özgürlüğün mavisini gri ile boğarlar… Tek yaptıkları budur… Kendi tek renklerini size bulaştırırlar… Kısır dünyalarında insanın en basit hazları ile mutlu olurlar ya da öyle sanırlar…

Kaç gerçek var hayatımızda ve kaç yalan? Saymaya korkarım…

İnsan gerzekleşebilir…

Budur…

Bu yazı toplam 2907 defa okunmuştur.
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ