23 Mayıs 2012 Çarşamba
Uludere - Kürecik
AKP’liye soruşturma zırhı
Bölünme!..
The film
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İslamcı Yazar’ın tepkisi!
04 Şubat 2012 Cumartesi 05:57

İslamcı Yazar’ın tepkisi!

Ruhat Mengi yazdı...

‘İslamcı Yazar’ tanımı bana ait değil, okuduğum haberde böyle geçiyordu, zira ben aşağıdaki sözleri söyleyecek kadar demokrat düşünen, “din” konusunda saplantıya kapılmadan ve popülizme kaçmadan, inanç istismarı yapmadan gerçekleri gören ve yansıtan birine “kökten dinci, takıntılı, din devleti taraftarı” gibi anlamlar içeren “İslamcı” tanımını kullanmam.

Yazar İhsan Eliaçık Habertürk’te Balçiçek Pamir’in programında Başbakan Erdoğan’ın “Dindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” sözüyle ilgili şöyle konuşmuş; “Senin gö-revin inançlı nesil yetiştirmek değil, özgürlüklerin önünü açmak. Nesil yetiştirecek olanlar ailelerdir. İnsanları dönüştürmek iktidarın görevi değildir. Bu toplumda Müslüman var, Hristiyan var. Dindar demek inancını ve hayatını ona göre yaşayan kişi demektir. Erdoğan’ın sözlerini totaliter buluyorum (...) Bizim 28 Şubat’ta yaşadıklarımızı şimdi ulusalcılar ve BDP’liler yaşıyor. Hükümete söylüyorum, gidişatınız gidişat değil. Tepetaklak gideceksiniz”..

DİNDAR AYIRIMI KUR’AN’A AYKIRI

Burada benim değinmek istediğim bölüm “dindar gençlik yetiştirme” sözüyle ilgili yorum kısmı çünkü dün benim yazımda da hemen hemen aynı cümleler vardı. “Dindar genç yetiştirmenin ‘ailelere’, dindar olmanın ‘kişinin kendisine’ ait bir konu olduğunu, bunu ‘ülkeyi, devleti yönetenler söylediği anda’ ortaya kesinkes bir laiklik tartışması çıkacağını, öte yanda ‘imam hatipli olmayanların dindar olmadığı’ anlamı çıkacak sözlerin de kabul edilemeyeceğini” yazmıştım.

‘Laiklik tartışması çıkar’ vurgusuyla ben de “her dinden vatandaşı olan bir devletin, laik yani ‘herkesin inancında özgür olduğu, din baskılarının olamayacağı’ bir devletin tek dinden dindar vatandaş yetiştirme görevi üstlenemeyeceğini” anlatmaktaydım. Kaldı ki Yaşar Nuri Öztürk’ün açıkladığı gibi “laiklik” Kur’an’da da mevcut. Allah, Hz Peygamber’e bile “Sen ancak dini tebliğ etmekle görevlisin, kullarımın inancı hakkında kararı ben veririm” dediğine göre (buyurun, herkesi inancında özgür bırakıyor) birileri çıkıp “Biz daha dindarız, dindar bir gençlik yetiştireceğiz, siz dindar yetişsin istemiyorsunuz” benzeri sözler ettiğinde bu Kur’an’a aykırı değil midir, şirk koşmak sayılmaz mı?

CHP’NİN HAKLI TEPKİSİ

İhsan Eliaçık da “Bu toplumda Müslüman var, Hristiyan var” dediğinde laikliğe vurgu yapmış oluyor ve gerçekten de laikliği bu şekilde tırtıklamaya başladığınız anda önce toplum “çoğunluğun dini” üzerinden ayrıştırılmaya, sonra diğer din ve inançlar hızla dışlanmaya, dinle ilgili baskılar arka arkaya (ve ‘yeni projeler, buluşlar’ havasında) gelmeye başlar, sonu da birçok ülkede görüldüğü gibi hüsran olur. Demokrasiyi de tam “rüyamızda” görürüz artık.

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da bir basın toplantısı ile; “iki CHP’li milletvekilinin” İHL’lerle ilgili yasanın iptali için Danıştay’a başvurması üzerine Başbakan’ın tüm partiye mal ederek kendilerine söylediği “Dindar bir nesil yetişsin istemiyorlar” sözüne cevap vermiş. Haklı olarak “toplumun ayrıştırıldığını” iddia ediyor, “sizde dindarlık ölçen bir cihaz mı var” diye soruyor.

Dikkatle düşündüğünüzde seçim propagandalarında da çok yapıldı, “din ve mezhep” üzerinden siyaset ve üstelik bunu hep “tribünlere oynayarak, şikayet ederek yapma” hızla sürüyor. Böyle giderse gelecek seçimlerde neler görecek, neler duyacağız kim bilir. Ama “İslamcı” diye anılan yazarların da artık “totaliter baskılarda görülecek söylemlere” ve “dinin siyasi istismarına” karşı çıkmaları ümit verici bir gelişme bence!

Kaynak:
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ