

Kavga Erdoğan sonrası kavgasıdır
Başbakan ameliyatlı haliyle müdahale etti ve MİT krizini şimdilik bitirdi. Ancak dünkü yazımda da belirtmiştim, savcıların elinde MİT’le ilgili bazı vahim iddialar olduğu ileri sürülüyor. Demek ki sorunun bir süre sonra tekrar alevlenmeyeceğinin garantisi yok.
Bunun yanı sıra, yine daha önce yazdığım gibi bu olaya erkler arası kavga ya da bir cemaatin Tayyip Erdoğan’a karşı açtığı savaş gibi bakmıyorum.
Bu olayda belirleyici olan Tayyip Erdoğan’ın bir süre sonra AKP’nin başında olmayacağı gerçeğidir. Erdoğan bu yıl ya da 2014’te büyük olasılıkla Çankaya Köşkü’ne çıkacak. AKP’de bir boşluk doğacak.
Son kriz bu boşluktan önce “iktidarın gücü kimin elinde kalacak” mücadelesinin ürünüydü. Yoksa kimsenin aklına AKP iktidarını ve Tayyip Erdoğan’ı devirmek gelmiyor. “O” gidince ipler kimin elinde olacak? Sorun budur.
Görünene göre Erdoğan şimdilik iplerin “koşullar ne olursa olsun” kendi elinde olduğunun mesajını verdi. Bu, parti içinde iktidar mücadelesi yapan kesimlere “Ben kararımı vermedim, herkes oturduğu yerde otursun” uyarısıdır.
Şurası bir gerçek ki, Tayyip Erdoğan da hükümeti tıpkı Özal gibi düzenleyip gitmek isteyecektir. İşi oluruna bırakmak istemeyecektir. Bunun için de başta bazı yasal önlemler olmak üzere kendisini garantiye alacaktır.
Yani Erdoğan “Benden sonra tufan” demeyecek, tam tersine kendisi hangi koşullar altında olursa olsun Çankaya’da otururken iplerin elinde olmasını tercih edecektir.
Bu nedenle şu anda Erdoğan’a sımsıkı sarılı olan çekirdek kadro dışında, bu aşamada hiç kimse iktidar mücadelesinde başarılı olamaz.
Ancak bir başka gerçek de şu; Tayyip Erdoğan AKP’nin tek güçlü adamı, aynı zamanda parti içindeki koalisyona yapıştırıcı görevi gören bir lider. Erdoğan’ın gitmesi halinde partinin bugünkü disiplin ve birlik içinde olmayacağını da görmek yanlış olmaz.
Başbakan’ın iki günlük sağlık sorunu sırasında bile partinin içinden adeta fışkıran aykırı görüşler, tutarsızlıklar, tuhaf söylemler bunun kanıtı zaten.
Erdoğan başta otururken, iki günlük yokluğunda bile bu kadar aykırı sesler çıkabiliyorsa, Erdoğan’ın gittiği gün neler olur tahmin etmek zor değil.
Bir başka gerçek de şu; AKP Tayyip Erdoğan’la bu kadar güçlü. Falcılık gibi olmasın ama, bundan sonra hiçbir AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın ulaştığı oy oranına ulaşamaz. SONAR’ın son anketinde AKP yüzde 53’lerde görünüyor. Erdoğan’ın olmadığı bir AKP’de bu oranı bırakın tutturmayı, gelinen noktayı koruyabilecek çapta bir isim var mı? Abdullah Gül de dâhil.
O halde zaten Erdoğan’ın gidişi AKP’nin aynı güçle iktidarını sürdürebilmesi açısından büyük bir handikaptır.
Peki Erdoğan Çankaya’ya ne zaman gider? AKP’nin son yaptığı düzenlemeye göre Abdullah Gül 2014’e kadar Köşk’te oturacak gibi görünüyor. Buna karşı CHP yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir.
Burada belirleyici olan yine Erdoğan’dır. Eğer sağlık durumunu da göz önüne alarak bu yıl Köşk’e çıkmak istiyorsa Anayasa Mahkemesi’nin bu yönde bir kararı hukuken olmasa da “pratik” olarak alabileceğini söyleyebilirim.
Bu durumda eylül ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapabiliriz ve Erdoğan Köşk’e çıkabilir. Ve yine sanıyorum Erdoğan’ı bu konuda şimdilik tek düşündüren konu Gül’ün “Madem beş yıl o zaman ben de aday olmak isterim” demesidir.
Bu yazım son birkaç ayda yazdıklardımın bir tekrarı gibi oldu. Ancak zaman içinde yaptığım analizleri tek parça halinde tekrar sizlere sunarak önümüzdeki günlerin siyaseti için bir ufuk açmayı düşündüm.














