23 Mayıs 2012 Çarşamba
Uludere - Kürecik
AKP’liye soruşturma zırhı
Bölünme!..
The film
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Lokal Anestezi
02 Şubat 2008 Cumartesi 05:41

Lokal Anestezi

ÇOK az zaman kaldı 31 Mart 2008'e. O tarih, son gün. Spor kulüplerinin lokallerinde alkollü içkiyi yasaklayan bir yönetmeliğin gereklerini o tarihe kadar yerine getirmemiş yerlerin izin belgeleri iptal edilecek. Valilikler şimdiden uyarı yazılarını göndermeye başlamışlar.Aslında üç yıl önce yayımlanıp büyük patırtı koparan "kırmızı bölgeler" genelgesinden de önce başlatılmış bir sürecin sonucu bu. Anımsanacağı gibi, alkollü içki verebilen lokantaların belirli semtlerde toplanmasını amaçlayan o genelge Danıştay'ca iptal edilmişti. Ancak genelge yayımlanmadan da, AKP'li İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu döneminde çıkarılan ve spor kulüplerinin lokallerini konu alan bir yönetmelik değişikliği iptal edilmeden kalmış. Şimdi onun uygulanması söz konusu.İlk bakışta, bu yasak için "Doğru değil mi?" diyebilirsiniz. Gerçekten de sporla alkol yan yana olmamalı.Ama, sorunun yanıtı, "spor kulübü lokali" denince uygulamanın ne anlama geldiğine ve sizin bundan ne anladığınıza bağlı.Her şeyden önce, stat büfeleri gibi, bir maç ya da başka herhangi bir sportif oyun sırasında spor yapanlara, hatta tribünlerde seyredenlere yönelik bir alkollü içki servisinin söz konusu olmadığını akılda tutmak gerekiyor.İstatistiklere göre, Türkiye'de tam 1467 spor kulübü lokali varmış. Bunlar, spor yapanların doğrudan doğruya kullandıkları yerler değil. Hatta, çoğu karşılaşmaların ya da yarışların yapıldığı yerlerin çok uzağında. Lokaller, daha çok eski sporcuların ya da kulüplere yakınlık duyan, kongre üyesi olan, bağışta bulunan insanların toplandığı "sosyal" mekânlar. Gerçi tenis ya da su sporları gibi kulüplerde kortların ya da yüzme havuzlarının hemen yanına yapılmış lokaller vardır ama, oralar genellikle artık spor yapmayan, eski günlerini anımsayarak gençleri cam gerisinden ya da televizyon ekranından seyretmekle yetinen yaşlıların dinlendiği, sohbet ettiği yerlerdir. Üstelik, lokalde yemek yiyip biraz içerek kulüp bütçesine katkıda bulunmuş olurlar.Siz hiç raketini bırakıp bir tek attıktan sonra kortuna geri dönen tenisçi ya da havuzuna tekrar dalan yüzücü gördünüz mü?Ö yleyse bütün bunları düşününce asıl sorulması gereken soru, "Neden?" sorusudur.Amaç, sporcuları alkolden korumak, maçı ya da yarışı yarıda kesip içki içmelerini önlemek midir? Yoksa, ilk önce "doğru, haklı, makul ve masum" görünen sınırlamalarla başlayıp yavaş yavaş ve hafif dozlarla önce "ılımlı" , sonra da "yasaklı" bir İslam toplumuna doğru gidişi gerçekleştirmek midir?Kişisel ya da toplumsal anestezinin, yani insanları duyarsızlaştırmanın türleri saymakla bitmez. Mümtaz SoysalCumhuriyet

Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ