23 Mayıs 2012 Çarşamba
Uludere - Kürecik
AKP’liye soruşturma zırhı
Bölünme!..
The film
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MEB’de Atatürk İlke ve Devrimlerine Tırpan
23 Eylül 2011 Cuma 03:57

MEB’de Atatürk İlke ve Devrimlerine Tırpan

Cumhuriyet eğitiminin “ulusal, kamusal, laik, demokratik, bilimsel, üretici” eğitim ilkeleri bir bir gidiyor, anayasanın koruması altındaki eğitim birliği temelli yok oluyor.

Mustafa GAZALCI 22. Dönem CHP Denizli Milletvekili.

2011-2012 yeni öğretim yılına eğitimin birikmiş sorunlarını konuşup onlara çözüm arama yerine, bir oldubittiyle çıkarılan kanun hükmündeki kararnamenin (KHK) getirip götürdüklerini tartışıyoruz.

Hükümet, 14 Eylül 2011 tarihinde KHK ile bakanlığın Teşkilat Yasasında yaptığı değişiklikle MEB görevleri arasında olan Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurttaşlar yetiştirme ifadelerini kaldırdı.

Göreve yeni gelen Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçere göre, KHKnin amacı bakanlıkta katı, mekanik bürokrasi yerine, akademik boyutu olan profesyonel bir bürokrasi getirmekmiş! Öğretmenle birlikte eğitim yöneticilerinin bulunduğu kurumu bakanlığın vizyonu doğrultusunda geleceğe taşıyacak birer vizyoner lider olmalarını sağlayacak her türlü tedbiri alacağız. (19.9.2011 Hürriyet)

Demek ki sayın bakanın başında bulunduğu, adının önünde ulusallık olan bakanlığın vizyonunda Atatürk ilke ve devrimleri, Cumhuriyete bağlılık olmayacak.

Zaten sayın bakan yıllar önce yaptığı konuşmada, Yeni Türkiye-ılımlı İslam cumhuriyetine dönüşmüş durumdadır dememiş miydi? Bugün de bu konuşmanın arkasında olduğunu söylüyor.

Anayasanın 42. maddesi eğitimin Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş, bilim esaslarına göre yapılacağını belirtir.

Yine 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun (METK) 2. maddesi Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk milletinin bütün fertlerini, Atatürk inkılap ve ilkelerine ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı yurttaşlar olarak yetiştirmeyi öngörmüştür.

Anayasada var olan bir hüküm nasıl olur da Teşkilat Yasasına girmez. Bu durum anayasaya aykırı değil midir?

MEB Müsteşarı Sayın Emin Zararsızın Bu hükümler anayasada ve METKde var. Teşkilat Yasasında da olmasına gerek duyulmadı açıklamaları inandırıcı değildir.

Bu açıklama bize daha önceki Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelikin 2003 yılında İlköğretim Yönetmeliğini değiştirirken neden parasızlık nitelemesini çıkardınız diye bir sorduğumuz, soru önergesine “… Anayasada ve söz konusu kanunlarda, ilköğretimin zorunlu ve parasız olduğu vurgulandığından yönetmelikte parasız nitelemesi yer almadı yanıtını anımsattı.

Dün parasızlık, bugün Atatürk ilke ve devrimleri, Cumhuriyete bağlılık nitelikleri kaldırılır.

AKP iktidara geldiğinden bu yana, eğitimi yasalarda, yönetmeliklerde, ders kitaplarında, programlarda yaptığı değişikliklerle laik eğitim sistemini adım adım dinselleştirip özelleştirmektedir. Son KHKde yapılan değişiklikler de ileri sürüldüğü gibi bir reform değil, kendi dünya görüşleri doğrultusunda yapılmış bir değişikliktir.

Bakanlıktaki 32 olan hizmet birimi 12ye indirilirken bunun ideolojik değil teknik bir değişiklik olduğunu savunmuştur. Ancak nedense Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne dokunulmamıştır. Hatta bu genel müdürlüğün yetkileri arttırılmıştır.

KHK ile Milli Eğitim Bakanlığındaki bütün eğitim yöneticileri sözleşmeli personel yapıldı. Eskiden üçlü kararnameyle atanan, belli iş güvencesi olan eğitim yöneticileri bundan sonra Amerikadaki gibi iktidarla gelip iktidarla gidecektir. Değişiklikle hukuka değil bakana bağlı bir personel düşünülmüştür.

AKP iktidarı döneminde toplu kıyımların, partizanca kadrolaşma yapıldığı Talim Terbiye Kurulu (TTK) da KHKden payını aldı. Eğitim politikalarının belirlendiği, ders kitaplarının incelendiği TTKnin bu düzenlemeyle bakana bağlılığı arttırıldı.

Eğitim sistemini altüst eden KHKyi konuşurken 17 Eylül 2001 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı Yasasında KHK ile bir değişiklik yapılarak çocukların Kuran kurslarına gitme yaş sınırı kaldırılıverdi. Böylece zaten delinmiş olan 8 yıllık İlköğretim Yasasının kesintisizlik ilkesi temelli ortadan kalktı. Öğretim birliği daha da bozuldu. Bu konu ayrı bir yazı konusu.

Bu arada YÖK Başkanı Sayın Yusuf Ziya Özcan, hükümetin çıkardığı KHKlere koşut olarak gelecek yıl üniversiteye girişte liseler arasındaki katsayı farkının temelli kaldırılacağını açıkladı.

Hükümetin daha önce Danıştaydan, Anayasa Mahkemesinden dönen değişiklikleri TBMMden ve kamuoyundan kaçırarak KHK ile yapması kaygı vericidir.

Her şeye karşın CHPnin başvurusuyla Anayasa Mahkemesince anayasaya aykırı bu düzenlemelerin iptal edilmesini umuyoruz.

O zamana kadar partilerin, demokratik kitle örgütlerinin, öğretmen sendikalarının, tüm duyarlı yurttaş ve kuruluşların ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini yakından ilgilendiren bu düzenlemeleri halkımıza anlatmak için demokratik tepkilerini göstermeleri gereklidir.

Yoksa Cumhuriyet eğitiminin ulusal, kamusal, laik, demokratik, bilimsel, üretici eğitim ilkeleri bir bir gidiyor, anayasanın koruması altındaki eğitim birliği temelli yok oluyor.

Kaynak:
Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ