23 Mayıs 2012 Çarşamba
Uludere - Kürecik
AKP’liye soruşturma zırhı
Bölünme!..
The film
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rejim Değişimi
01 Ağustos 2011 Pazartesi 03:04

Rejim Değişimi

Totaliter rejim; yönetim kadrolarının oy verme sistemi ile devlete, yani devleti yöneten siyasi partinin eline geçmesidir.

Demokrasiyi kullanarak demokrasiyi yok eden, tamamen baskıcı, kendisinden olmayanı yok sayan ve yok eden bu rejim, genellikle bir ülkenin içinde bulunduğu yönetim sistemini, ülkenin yapısını değiştirmek isteyenlerce hedeflenir ve dış güçlerin de desteği ile bir şekilde hedefe ulaşılır.

 

Bu kısa açıklamadan sonra gelinen noktaya bakıldığında ülkemizin de totaliter bir rejimin eşiğinde olduğunu söylemek hiç de yanlış olmaz. Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile söz hakkını kaybeden bazı kesimler Menderes dönemi ile yavaş yavaş palazlanmaya başlamış, 12 Eylül darbesi ile güç kazanmış, Turgut Özal’ın ANAP’ı ve sonraki iktidarlarca beslenmiş, 2002 de iktidara gelen AKP ile de “hedefe ulaşmak için her yol mübahtır” mantığı ile her yolu kullanmış ve hedefe yaklaşmıştır.

 

İlk etapta medya eliyle değerle oynanmış, özgürlük kisvesi alında ülke kamplara bölünmüş, 12 Eylül darbesiyle birlikte yapısı değiştirilmeye başlanan polis teşkilatı Devrim Muhafızları Ordusu’na dönüştürülmüş, muhalifler itibarsızlaştırma amaçlı hayali örgüt savları ile cezaevlerine konulmuş, yargı ele geçirilmiştir. Bu süreçteki tek engel Atatürk, bayrak ve asker sevgidir. Kürt milliyetçiliği desteklenerek bayrak sevgisi zayıflatılmış, okullarda Atatürk unutturulmaya çalışılmış ve de unutturulmuştur. Geriye kalan asker sevgisi ise teröristlerin tanıklıkları ile zedelenmeye çalışılmış, ordu içine sokulan taraftarlarca sahte belgeler adrese teslim yerlere yerleştirilmiş, Atatürkçü komutanlar zan altında bırakılarak ya istifa ya da intihar ettirilmiştir. Bunların hiçbirisini yapmayanlar ise bu sahte belgelerle tutuklanarak cezaevlerine konulmuştur.

 

Gelinen nokta oyunun son hamlesidir. Ordunun yönetim kadrosunu değiştirmek amaçlı tutuklamalar nedeniyle Genel Kurmay’ın eli kolu bağlanmış, ordu yönetimindekilere emeklilik dışında bir seçenek tanınmamıştır. “Yürütmeye bağlı” çalışacağı bilinen kişinin Genel Kurmay Başkanı olabilmesi için ise tüm düzenlemeler yapılmış, bir önceki dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı olması önerilen Sayın Özel’in görevi, KKK olursa Genel Kurmay Başkanı olamayacağı için Sayın Gül tarafından onaylanmamış ve önündeki engeller kaldırılmıştır. Bu da, askerin de iktidarın elinde olması anlamını taşımaktadır.

 

Yasama, yürütme, yargı ve kolluk kuvvetlerinin tek bir siyasi partiye bağlı olmasına totaliter rejim deniyor ise, ülkemizde yaşanana ne denir.?

logo.png

Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ