• BIST 72.391
  • Altın 591,62
  • Dolar 2,1355
  • Euro 2,9505
  • Ankara : 17 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • İzmir : 23 °C
  • Bursa : 21 °C
  • Antalya : 22 °C

Said-i nursi Kimdir

Said-i nursi Kimdir
Said-i Nursi gerçekleri

Said-i Nursi kimdir?1877 yılında Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Nurs köyünde doğanve 24 mart 1960 tarihinde ölen ve bidayette Saidi Kürdi diye anılanbir şahsın esas gayesi, Türklüğü tahrif ederek ayrı bir Kürt devleti kurmaktır. Nitekim yaşamı boyunca bu amacınıgerçekleştirmek için etkinlik göstermiştir.

Doğduğu bölgeden İstanbul’a gelen Said-i Kürdi, 31 Mart ayaklanmasına katılmış, Milli mücadele döneminde Kürt Teali Cemiyeti kurucuları arasında yer almıştır.(kaynak Marmara Brifingi: Orgeneral turgut Sunalp, Korgeneral Abdurrahman Ergeç, Tümgeneral Recai Engin, Tümgeneral, MemduhÜnlütürk, Tümgeneral Fazıl Polat, Kur. Alb. Fikret Küpeli...)

Bu zamandan 1950’ye kadar risaleleri yaymaya ve cemaatini büyütmeye devam etmiştir.1950 sonrasında yazmış olduğu risalelere dayanan cemaatini iyice güçlendirmiş ve bu dönemki DP hükümeti le işbirliğine girmiştir. Atatürk’ün başlatığı toprak reformunu yarıda bırakarak bölgesinin ağalara ve şeyhlerin elinde kalmasında büyük pay sahibi olan Said-i Nursi zamanın iktidarı Adnan Menderes tarafından eli öpülerek el üstünde tutulmuştur.1960 ihtilaliyle birlikte Adnan Menderes ve diğerleri asılmıştır.Said-i Nursi’nin cesedi de İhtilal subayları tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Volkan Gazetesi

Şeriat devleti isteyenlerin bütün hareketlerinin gerisinde emperyalizmin çirkin yüzü sırıtmaktadır. 31 Mart irtica olayındada Derviş Vahdeti’nin ve Melanzade Rıfat’ların iplerini elinde tutan gerçek güç emperyalizmdir.15 Aralık 1908 tarihli Volkan, İngilizlerin adem-i merkeziyetçiliğisayesinde Kıbrıs’ın "küçük bir İsviçre" haline geldiğini ilerisürmektedirler. Oysa ki Kıbrıs İngiltere hükümetinin Osmanlı’dan alacaklarına karşılık rehin aldığı fakat ilk bahaneyle elkoyduğu ve işgal ettiği, nüfusunun da Yarıya yakınının Türk olduğu bir topraktır. İngilizlerin burayı tek kurşun bile sıkmadan dalavereyle ele geçirmesini ve sömürge kurmasını Volkan gazetesi alkışlamaktadır.8 Nisan 1909 tarihli Volkan: "İngiliz Hükümetinden, kuvvetli,mütefennin, her surette müterakki, hami-i insaniyet bir hükümetinmevcudiyetini hala mutasavver mir?" diyerek bugünkü Amerikan dalkavukluğuna andırır biçimde İngiltere’nin her yönden propagandasını yapmaktadır.İşte 31 Mart olayının başkahramanı Derviş Vahdeti dahi,günümüz Amerikan şeriatçılarına benzer biçimde koyu bir İngilizşeriatçısıdır.

31 Mart yobazları önlerine çıkanilerici subayları şehit ettikleri halde hristiyan kafirlere karşı davranışlarında son derece "centilmen"dirler. Yobazlara 31 Martgünü yollarda rastladıkları hristiyanlara korkmamaları için teminat vermişler, yabancı elçiliklerin kapılarına da nöbetçiler dikmişlerdir.İsyandan sonra hükümet 31 Mart olayında ünlü "IntelligenceService"e mensup İngiltere elçiliği baş tercümanı Fitz Maurice ile onun hizmetinde ki yerli işbirlikçilerin marifetlerini saptamışlarama bu konuyu kurcalamaktan kaçınmışlardır.31 Mart Ayaklanması Halkın temsil edildiği parlamentonun kaldırılarak, Padişahın mutlak egemenliğinin geri getirilmesi için çıkan ve sloganı: "Halk burada çoban nerede?!" olan bu ayaklanma Mustafa Kemal Atatürk’ün komuta ettiği Yıldırım Orduları tarafından bastırılmıştır.

Bu ayaklanmada önemli rol oynayan Volkan gazetesi’nde de yazıları çıkan Said-i Kürdi Isparta’ya sürülmüştür.Kürt Teali Cemiyeti 1. Dünya savaşında yenilince yurt emperyalistler tarafından dahaönce yapılmış anlaşmaya uygun olarak işgale başlandı. Ülkenin her yerinde Yunan ayrılıkçısı, Ermeni ayrılıkçısı Kürtayrılıkçısı cemiyetler türemeye başladı.Isparta’daki sürgünden memleketine dönen Said-i Kürdi yineİngilizlerin işgal planına uygun olarak Doğu’da ve güneydoğuda İngiliz hükümeti destekli bir Kürdistan kurulması amacıyla "KürtTeali Cemiyeti" kurucuları arasında yerini aldı.(kaynak: Marmarabrifingi, 1971)

Bir yandan işgalcilerle mücadele eden Ankara hükümeti bir yandan da İngiliz destekli gerici isyanları bastırmakta başarılı olunca Said-i Kürdi bu sefer M. Kemal’le görüşmek için Ankara’ya gitti.Amacın şeriat devleti kurmak olmadığını, ulusal temele dayanandevlet kurmak olduğunu anlayınca bundan vazgeçti.Bugün dahi Nurculukta cuma namazı kılınması farz kabul edilmez.Çünkü Said-i Kürdi’nin anlayışına göre ülke hala "müslüman"değildir. "Dar-ül harp"tir. Yani şeriatı getirmek içinsavaşılması geren topraklardır.Bu anlayışa uygun olarak çıkan ve arkasında İngiliz desteğiolduğu resmi belgelerle kanıtlanmış olan Şeyh Sait isyanınakatıldığı için İstiklal Mahkemesince yargılandı ve birçok ildesürgün yaşadı. İngiliz destekli bağımsız Kürdistan isteyen buayaklanma birçok şehrin yıkımına, ordunun büyük ölçüde kayıpvermesine ve misak-ı Milli sınırlarımız içinde olan Musul veKerkük’ün İngilizlere kalması ile sonuçlandı.Nur cemaati’nde Atatürk’ün "Öküz aleyhisselam", "Beton Kemal","Deccal" gibi isimlerle anılmasının arkasında bu şeriatçıayaklanmaların uğradığı hezimetler yatmaktadır.

Risaleleri ve fikirleriSaid-i Nursi’nin yaşamı boyunca yazmış olduğu risalelerin tümüne"Risale-i Nur Külliyatı" denir.Türkçe konuşan insanların %90’ının anlayamayacağı bir dilkullanan(ve kişisel düşünceme göre hiç de derin anlamı olmayanve birbirinin tekrarı niteliğinde olan) bu eser, başlarda cifir’inİslam dışı olduğunu söylediği halde("cifir..., gaybı Allah’tanbaşkası bilmez ayetine karşı edep dışı bir davranıştır")(bkz.Lem’alar s. 39(yazıldığı tarih 1957) daha sonraki kitaplarındasık sık cifir kullanarak kendisinin ve yazdıklarının ne kadaryüce olduğunu anlatır. Buna örnek vermek gerekirse:"-... İçlerinde bedbaht olanlar da said olanlar da vardır-anlamındaki ayetin cifir yönünden sayı değeri 1303 eder. HudSuresinde -Emrolunduğu gibi hareket et-, anlamında bir ayet olduğugibi Şura suresinin 2. ayetinde de aynı anlamda bir ayet vardır.-Vav-la başlayan Şura suresindeki ayetin cifir yönünden sayıdeğeri de 1309 eder. Bu tarihte bütün muhataplar içinde özelliklebirine Kur’an adına iltifat ediliyor, doğru olmak yolunda buyrukveriliyor. Birinci tarih(1303)de ise, Risale-i Nurlar müellifi(Said-iNursi)nin ilim tahsiline başladığı tarihtir.

İkinci ayetin tarihiise O müellif(Said-i Nursi)nin harika bir şekilde pek az bir zamandailimce en son noktaya ulaştığı(!), tahsili bitirdikten sonra dersvermeğe başladığı ve 3 ayda, bir kış içinde, 15 senede ancakokunabilen 100’den çok kitap okuduğu ve o zamanın o muhitte enünlü alimlerinin yanında o 3 ayın mahsulu fakat 15 yılın mahsulükadar olan ilimleri kazandığı, ne kadar büyük bir alim olduğunu;hangi ilimden olursa olsun sorulan her soruya en doğru cevabıvermekle ispat ettiği tarihe rastlar."(Tasdik-i Gaybi, s. 61-62, yıl1958)Ayrıca Hz. Ali’nin vbg. İslam Dünyası’ndaki ünlü kişilerinsözlerinden cifir yaparak kendisini haber verdikleri anlamınıçıkartır. Oysa İslam’da gelecekten haber vermek yasaktır!...

Said-i Nursi bir yerde de kendisini şöyle tanıtır:"İngiltere’nin en yüksek bilim kurulu, Şeyhülislamlık’a 6 sorusorup cevabını istediği zaman; o 6 soruya 6 kelimeyle cevap veren;Yabancıların en çok önem verdikleri ve bilginlerinin en esaslıdüstur saydıkları ilkelerine, gerçek ilim ve marifetle karşılıkverip üstün çıkan;.... Gerek Avrupa filozoflarına, gerek ülemasına ve gerek okullardayetişmiş olanlara meydan okuyan, kendisi hiç soru sormadan sorulansoruları eksiksiz cevaplandıran..."(Lem’alar Risalesi)İşte Said-i Nursi böyle üstün bir kişi olduğunu kendisianlatıyor...Ayrıca İzmir ve Erzincan Depremleri için şöyle dediğini F. Gülenkendisi naklediyor:"Ya oralarda hiç hizmet eden yoktu(dine hizmeteden) veya onlar yenik durumda idiler ki bu bela başlarına geldi.".Yani müslümanı varsa bile azınlıktaydı. Depremler bu yüzdenolmuştu.Fethullah Gülen de bu söze dayanarak şunu ekliyor( Prizma 2 sf 66): "-Devlet bu belayı hazırladı, altyapı hazır değildi, inşaatruhsatı verilmemeliydi vs.- diyorlar. Halbuki İslam inancına göremaziye ve musibetlere kader açısından bakılır. Artık bu safhadabize Allah’a tevekkül etmek düşer. Yoksa böyle bir bakışaçısı, musibeti Üstad’ın ifadesiyle ikileştirir."

Adnan Menderes ve Said-i Nursi"Ben kütüğü aday göstersem milletvekili seçtiririm.", "İstersemhilafeti geri getiririm" söylemlerinde bulunan ve Anayasayı ihlalederek diktatörlük yolunda giden Adnan Menderes Doğu’daki veGüneydoğu’daki şeyh, ağalık oluşumu düzeltmek için Atatürkdöneminde başlatılan toprak reformunu sürdürmek bir yana oranınsömürücüleri olan ağalarla ve şeyhlerle işbirliğine girmiştir.Said-i Nursi’nin de elini öpmek seviyesine kadar düşerek cemaatehoş görünmeye çalışmış ve başarılı da olmuştur.Yetiştirilmiş beyinleri ülkeye kazandırmak için Atatürktarafından kurulmuş olan köy enstitülerini kapatan ve yerine imamhatip okulları açan, demiryollarını "komünist işi!" diye bırakanve ulaşımda, sanayide, ticarette ülkenin geri kalmasına yol açanAdnan Menderes ülkeyi Amerikan benzinine bağımlı kılmayı tercihetmiş, ABD’nin isteği üzerine uçak fabrikasını kapatmıştır.Demiryollarına halen bir çivi bile çakılmamış olması ülkemizinMobil, BP gibi AB güdümlü sermayenin bir numaralı sömürgesiyapmakta, Avrupa2nın toplamında daha çok kamyona sahip olmamızaneden olmakta ve trafik kazalarını bir katliam boyutunaçevirmektedir.

Bütün bunların sorumlusu halka gerçekleri anlatmakyerine cemaat bilinci aşılayıp uyutanlardır.Nurculuk Cereyani (*)Dinci, gelenekçi çevrenin bir temsilcisi olduğu "Şakirtleri"tarafindan belirtilmiş olan Said-i Nursi (31 Mart Olaylarindan Said-iKurdi) ye baglanan cereyan Nurculuk adini almiştir. Said-i Nursitaraftarlari, Nursi’yi "misilsiz, muellif, hakikat kahramani, Butunislam aleminin muhtac oldugu bir filozof" olarak tanimlamişlardir. Ilmidegeri bakimindan "Aristo’yu, Ibni Sina’yi, Ibnirrust’u, Farabi’yi"geride biraktigi da muritlerince iddia edilmiştir. Manevi sahadaTurkiye’nin Gandisi oldugu belirtilmiştir.

Eseri "Risale-i Nur" Kuran-ikerim’in yirminci asirdaki tefsiri sayilmiştir.(115) Bu hukuk mu, eserihakkinda bizzat Said-i Nursi de tekrarlamiştir. Risale-i Nur’a kimseninmani olamayacagini, onun manevi bir polis oldugunu, dunya barişinisaglayacak kudretini kendisi de belirtmiştir. Bu bakimdan iktidarpartisi (DP) ve eski iktidar partisi (CHP), Risale-i Nur’a minnettarolmalidir, cunku o belalari defeder. O’na hucum edilirse mutlaka birbela ile karşilaşilir. Nitekim bir eseri ile ilgili yapilan bir aramasirasinda sifirin altinda 18 derece soguk olmuştur. (116)Said-i Nursi’nin Kuran’i yorumlayan yazilari yaninda siyasi ve sosyalfikirlerini içerenler incelendiginde bu alandaki fikirlerinin ilmiaçidan zayif olduklari gorulmektedir. Genel olarak Said-i Nursi’ninfikirleriyle dinci çevrenin savundugu fikirler arasinda birlik vardir.Said-i Nursi ve talebeleri, Cumhuriyet’in 1950 senesine kadar olandevresini mutlak bir istibdat (dikta) saymişlardir. Bu zaman içindepek çok tekliflerinin sonuçsuz kaldigini da uzuntuylekaydetmişlerdir. Said-i Nursi 1950 genel seçimlerinden sonra başlayandevreyi fikirleri için bir kabul ve gerçekleşme devri saymiştir.Said-i Nursi genel olarak teokratik bir devlet şeklinin taraftarliginiyapmiştir.

Bu fikrini El Hutbei şamiye başlikli 31 Mart olayini konuedinmiş bir risalesinde ileri surmuştur. (117) Bu suretle laiklikprensibini de tamamen reddetmiş olmaktadir.Mesela şapka giyimi ona goreislam’in geleneksel kanunlarina muhaliftir, çarşafa gelince, kadinlariçin bir " kale ve siper" anlamindadir. (118) Açik bacak ve yarimçiplak kadinlar iman ehline saldirmaktadirlar. Çiplak bacaklar,"cehennem odunlari" dir. Cehennemde yilan suretinde gorunurler.Tesetture uymayan kadinlar cehennemde azap çekeceklerdir.(119)Çok kadinla evlenmeye gelince, bir erkek birden çok nikah altinaalinamayacagi gibi, başka kadinlari da nikah edebilir. (120) Kadinlarinboşanmak için mahkemeye başvurmalari "islam onuruna ve milli şerefe"yakişmamaktadir. (121)Ogretim alaninda da Said-i Nursi’nin bazi fikirleri ve tekliflerivardir.

Bir anne çocugunu hafiz mektebinden alip Avrupa’ya gondermekleçocugunun ebedi hayatini tehlikeye koydugunu duşunmemektedir. (122)Yuksek ogretim alaninda Said-i Nursi’nin dikkat çeken teklifi "doguuniversitesinin" kuruşuşudur. Bu universite Kahire’deki "camiulezher"in kizkardeşi olacaktir. Ogretim dili bakimindan "Arap vacip, Kurtcaiz, Turk lazim" (123) şark universitesi geleneklere dayanmalidir."Batililaşmaya ve medeniyete muhtaciz" tezi bu universiteyeuygulanamaz. (124) Istanbul Universitesinde ileride bir "Nur medresesi"açilmalidir. (125)Said-i Nursi "Başbakan ve dindar milletvekillerine" hitaben yazdigi birmektupta laiklik prensibinin uygulanma şekli hakkindaki fikirleriniaçiklamiştir. Siyaset gizli dinsizlige degil, dine alet edilmelidir.Bu goruş bizi Said-i Nursi’nin natililaşma meselesi uzerindekiduşunceleriyle karşilaştirmaktadir. Islamiyet milliyetindenfaydalanacak yerde , batililaşmak dalalete, sefahate, yabancipolitikaya dayali bir yaşayiş şekli sayilmiştir. Gizli munafik vezindiklar, batililaşmak bahanesiyle, dini siyasete alet etmişlerdir.Avrupa, kulturuyle maddeten islam alemini yenmiş olabilir.

Fakat dinenyenememiştir.Islam dunyasinda Avrupa kulturuyle iyileştirme (islahat)yapilamaz.(126) Avrupa medeniyeti artik "kurtlanmiş bir agaç"halindedir ve Asya medeniyetine yenilecektir. Cumhuriyet rejiminikurmak için "Avrupa’ya dilencilik etmek, islama buyuk cinayettir" Ziraislam bu rejimi 13 asir once getirmiştir.(127)Nurculuk hareketi bir aksiyon cephesine de sahip olmuştur. Said-i Nursipropaganda gezilerine çikmiş, genel ortami oldukça meşgul etmiştir.Zamanin iktidari bu hareketi desteklemiştir.Said-i Nursi’nin olumunden sonra Nuculugun durakladigi ve "ittihadimuhammedi firkasi" hakkinda soyledigi gibi bir tunele girdigisoylenebilir. Bu hareketin Turk devrim prensiplerine muhalefetlerikayda deger ozelliktedir.(*) : 1996 Tarik Z. Tunaya, Turkiye’nin siyasi Hayatinda BATILILASMAHAREKETLERI, sf 190-194115- Risale-i Nur hakkinda Ankara Universitesinde verilen konferans(Ankara 1957)- Eşref Edip : Risale-i Nur muellifi Bediuzzaman Said-iNursi (ıstanbul 1952- 1317)116-Bediuzzaman Hz. Said-i Nursi nihayet konuştu. (Hur Adam No. 344- 20şubat 1959, s 1-4) Ankara’da Nurcular hakkinda devam eden mahkemesafhalari ve Avk. Bekir Berk’in savunmasi için Bkz Hur Adam No 311 denitibaren Said-i Nursi’nin Tesettur Risalesi hakkinda uyesi bulundugumuzbilirkişi heyeti , verdigi rapor dolayisiyla dokuz imzali bir tehditmektubu almiştir. (1952) Bu raporda da Risale-i Nur’un tedrisatisayesinde on beş haftada islah olduklari da belirtilmiştir.

117-Bu kitabin çeşitli baskilari vardir. 1953 senesinde elimize geçenbir nushasiyla , 1957’de basilan nusha arasinda yazilarin başliklari veyazilar bakimindan farklar vardir. Bu kitabin son baskisi şu başligitaşimaktadir: Hutbe-i şamiye namindaki Arabi Risale’nin Tercumesi(Antalya-1957)118-Bediuzzaman , Yirmidorduncu Lem’a (Hanimlar rehberi, Istanbul 1958,sf 24-27)119-Birden ihtar edilen mesele-i muhimme (Gençlik rehberi, Istanbul1951, sf 14-15)120-Bediuzzaman , Yirmidorduncu Lem’a sf 24121- Bediuzzaman : Ehli iman ahiret taifesi olan kadinlar taifesi ilebir muhaveredir . (Hanimlar rehberi, sf 5-6)122-123 Ayni yazi124-Bediuzzaman Said-i Nursi’nin şark universitesi açilmasinagirişildigi sirada cumhurbaşkani ve başbakan’a gonderdigi dilekçedenbir parça (Hur Adam No 33- 26 Aralik1958) s 2 Ayni mektup metni içinBkz Risale-i Nur hakkinda Ankara Universitesi’nde verilen bir konferanss 75-78125-Bediuzzaman gençlik rehberi s 77126-Said-i Nursi’nin 1923 tarihinde Millet Meclisi’ne hitaben yazdigibir hutbe:(Hur Adam No 320- 12 Eylul 1958, s 1)127- Badiuzzaman: Hutbei şamiye (bkz 117)

Kaynakça;TGSG

Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
rece özen
04 Eylül 2011 Pazar 17:27
sait nursi
lutfen böyle mübarek insanlarınhakında konuşmayın allah tarafından muçizeleri vardır hiç olmasa dürüs vetarafsız olun saygılar
78.162.114.70
freelander
17 Ocak 2011 Pazartesi 10:57
yazzık
ne kadar vatan haini varsa bu dönemde yüceltiliyor.imralıdakininde birgün filimini çekip sinemalarda gösterirlerse şaşırmayın.Ey ATATÜRK ün Türkiye si !! içim acıyor içim..
88.243.124.3
ATABEY
08 Ocak 2011 Cumartesi 15:50
SEFİL ADAM
HÜR ADAM DEGİL SEFİL ADAM, Gerici Irkçı ve Deli Bir ingiliz ajanı...
88.234.4.252
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Haberin Yeri | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Yazılımı: CM Bilişim