

Şeriat Devleti!
O fotoğrafları gördünüz mü?..Açık lise sınavlarına giren türbanlı, sarıklı, çarşaflı "öğrencilerin" fotoğraflarından söz ediyorum. Yanlış okumadınız, sarıklı ve çarşaflı öğrenciler!.. Onları içeriye buyur eden öğretmeni soracak olursanız, o perukluydu!.. Sınıflarda sınava giren başı açık öğrenci neredeyse yoktu!..Aynı sıralarda AKP ile MHP'nin kurmayları harıl harıl, üniversitelerde ama sadece üniversitelerde(!) türban yasağını kaldıracak " sihirli formül " üzerinde son pazarlıkları yapıyorlardı.Buldular da:-Çene altı formülü!..Koca koca adamlar, gayet ciddi yüz ifadeleriyle mümtaz Türk medyasının önüne çıkıp "çene altı türban modeli"ni üniversitelere uygun bulduklarını anlattılar!.. Televizyonlar, gazeteler hemen başların nasıl bağlanması gerektiğini göstere göstere izah etmeye başladılar!.. Yorumcu arkadaşlar bu müthiş buluşu övmekten helak oldular!.. Toz duman arasında rektörlerin feryadı da kaynadı gitti tabii:- Cetvelle mi ölçeceğiz!..***Ama ben en çok hukuk profesörü Ergun Özbudun 'un acıklı hallerine güldüm!..Önceki gün o televizyon senin, bu televizyon benim dolaşıp duran "AKP anayasa taslağı" nın mimarlarından Özbudun, gayet dertli bir yüz ifadesiyle uyarmaya çalışıyordu:- Bu formülle peçeye engel olursunuz ama çarşafa değil... Ortaöğretime de girer.. .Yaa, işte böyle!.. Özbudun çok dertliydi çoook, sanki kullanılıp köşeye atılmış, üstüne de fena halde aldatılmış, biraz da ezik bir havası mı vardı ne?!.. Hele aynı ekipten Serap Yazıcı' nın sözleri tam evlere şenlikti:- Bir kişi başını öyle kapatabilir ama alt tarafında da çarşaf olabilir!..Dikkatinizi çekerim, bu sözler muhalefete değil, Tayyip Bey 'e anayasa taslağı hazırlayan arkadaşlara ait!.. Eleştiriler iyice yükselip, keskinleşmeye başlayınca Tayyip Bey grup toplantısında zehir zemberek bir yanıt verdi. Türbanın yalnızca üniversitelerde serbest olacağını söyledi. Bunun dışındaki söz ve hareketler için de şu müthiş lafı etti.Provokasyonlar olacaktır!..Tayyip Bey'in bu veciz açıklamasına göre Konya'da açık lise sınavlarına giren sarıklı, çarşaflı, sıkmabaşlı arkadaşlar provokatör oluyorlar!.. Bu durumda, Van'da ve Konya'da "Sınırsız özgürlük isteriz" diye haykıran çarşaflılar ne oluyor? Tabii ki provokatör!.. İstanbul'da meşalelerle yürüyüp "Her yerde örtünmek istiyoruz" diye çığrışanlar? Elbette provokatör!..- Peki, "Türban kamuda da kalkacak, sırasıyla inşallah" diyen AKP Konya Milletvekili ve de Anayasa Komisyonu üyesi Hüsnü Tuna 'nın sıfatı ne oluyor bu durumda?.Peki, " Adım adım gideceğiz " açıklaması yapan AKP milletvekili ve Kadın Kolları Başkanı Fatma Şahin 'e " provokatör Fatma " diye mi sesleneceğiz bundan böyle?..Peki, "Türbanlı belediye başkanı da olmalı " diyen AKP'li Isparta Belediye Başkanı Hasan Balaban azılı bir provokatör mü oluyor bu şartlarda?..Korkarım Tayyip Bey, "türbanı kotarıyoruz" heyecanıyla söylediği sözlerin önünü arkasını göremiyor, hesaplayamıyor!.. Biri çıkıp, "Ey Başbakan, önce kendi partine bak, provokatörler asıl orada kaynamakta " dese, ne diyecek koskoca Başbakan?..***Aslında iş tamamen çığırından çıktı...Dinci-faşist kafa sonunda toplumu ortasından çatlatmayı başardı... Ama hâlâ yangına körükle gitmeyi sürdürüyor... Bunu yaparken "yanlıştan dönüş yolunu" dinamitlediğinin farkında mı bilemiyorum. Dinci gazeteler şimdiden " bu kadarı yetmez " diye bağırmaya başladılar bile... Yarın, ortaöğretimde, ilköğretimde, " Ben de ablalarım gibi okumak istiyorum " diyen " kurgulanmış " kız çocukları ortaya çıkmayacak mı sanıyorsunuz?.. Kamuda zaten delinmiş olan sıkmabaş yasağının fiilen ortadan kalkacağını, başı açık kadınların akıl almaz baskılarla karşılaşacağı günlerin ne kadar yakında olduğunu görmüyor musunuz?..- Şeriat devletine dönüşmek üzereyiz, anlamıyor musunuz?!..Sözüm bu ülkenin aydınlık insanlarına; ayağa kalkma, direnme, Cumhuriyetin kazanımlarını savunma vaktidir... Ortaçağ karanlığına direnmeyenlerin yarın ağlamaya bile hakkı olmayacaktır...- Ve bu işin yarını yoktur, kalmamıştır!.. Ümit ZileliCumhuriyet













