06 Ağustos 2016 Cumartesi 05:31
'Gülen başka ülkeye ABD'nin izni ile gider'

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Rize'de 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fetullah Gülen'in ABD'den başka bir ülkeye kaçış arayışı içerisinde olduğuna dair istihbarat aldıklarını ifade eden Bozdağ, "Eğer Fetullah Gülen Pensilvanya'dan başka bir ülkeye giderse ABD'nin izni, onayı ve himayesi altında gitmiş demektir. Kimse, 'kaçtı da görmedik' diyerek bunu bize anlatamaz" dedi.

Rize'ye gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Valilik ziyaretinin ardından sahil park alanında Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından düzenlenen, Rize 1'inci Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılış törenine katıldı. Rize Valisi Erdoğan Bektaş, Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Artvin Valisi Muhterem İnce, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek ile çeşitli illerin Cumhuriyet Başsavcıları ve Adalet Komisyonu başkanlarının da hazır bulunduğu törende konuşan Adalet Bakanı Bozdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin Türk tarihi açısından kara bir gün olduğunu dile getirdi. Bozdağ şunları söyledi:

"Anayasa'yı askıya almak, meclisi kapatmak, Cumhurbaşkanını indirmek ve infaz etmek, hükümeti düşürmek ve Türkiye'de rejimi de değiştirerek yeni bir yapıyı ortaya koymak istediler. Paralel devlet yapılanması olarak nitelendirdiğimiz bu ihanet yapılanması, paralel devletinde ötesinde devlet olma ve devlete her alanda hakim olarak Türkiye'nin rejimini de değiştirmek suretiyle FETÖ'cü yeni bir rejim kurmak maksadıyla büyük bir ihanet kalkışması gerçekleştirmiştir. Bu ihanet kalkışması bazılarının dediği gibi çok iyi kurgulanmamış bir şey değil. Esasında çok iyi kurgulanmış ve hesap edilmiş. Her yanı çok iyi çalışılmış bir darbe teşebbüsü planıdır bu. Ortaya çıkan verileri, ifadeleri ve delilleri analiz ettiğimizde planın büyüklüğü ve çok iyi çalışıldığını çok daha net görebiliyoruz. Allah'ın izni ile bu plan başarılı olamadı. Siz ne hesap yaparsanız yapın o hesabın üzerinde Allah'ın da bir planı var. Bu planları yapanlar başka ülkelerin uşağı olan alçaklar ve onlarla beraber hareket edenler, Allah'a kul olan ve ondan başka kimsenin önünde eğilmeyen bu aziz milletin evlatlarını rabbimin himaye edeceğini ve onun tuzaklarını boşa çıkaracağını hesap edemediler."

"AHMAK SENSİN SEN"

15 Temmuz darbesi ile Türkiye'de birçok ilk yaşandığını ancak bu ilkleri fark edemeyenlerin millete hakaret etmeye devam ettiğini ifade eden Bakan Bozdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Koyun sürüsü gibi FETÖ'nün peşinden giden ahmaklar açıklama yapıyor. Körü körüne oraya inanıyorlar, kayıtsız şartsız itaatleri var. Aklını, kalbini teslim etmemiş, sorgulayan ve doğru olmayan bir şeye meydan okuyan ve ölümüne demokrasiye, hukuka ve insan haklarına sahip çıkanlara ahmak' diyor Fetullah Gülen terör örgütünün elebaşı. Ahmak sensin, sen. Bu milletin aklını, büyüklüğünü göremedin. Bu milleti kendi etrafında haşhaşi hale getirdiğin, beynini yıkadığın ahmaklara benzetiyorsun. Bu millet her zaman hainlere karşı bir, iri ve diri olmuş, hep birlikte Türkiye olmuş ve bunu başarmıştır. Bundan sonrada başarmaya devam edecektir."

"SİSTEMİ DARBE ÜRETEMEYECEK HALE GETİRMEMİZ GEREKİYOR"

Türkiye'de darbelerin başarılı olmaması için yapacakları çok şey olduğunu ifade eden Bakan Bekir Bozdağ, "Geçmişte Türkiye'de her darbeden sonra siyasal iktidar, sanki bir daha darbe olmayacak gibi yan gelip yatmış. Bu darbe neden oluyor diye kafa yormamız gerekmez mi? Bu sistem neden 10 yılda bir darbeci güruh üretiyor. 10 senede bir neden bu sistemin içerisinde yetiştirilen insanlar sistemde darbe yapma cesaretini ve cüretini kendinden buluyor. Darbenin üretimi durmuyor. Her 10 yılda darbe olmuş. Siyasi iktidarlar demokrasiyi güçlendirip yeni darbelerin önünü keserek, darbe rüyası görenlerin o rüyayı göremez hale gelecekleri bir Türkiye oluşturma iklimi için çalışmamışlar. AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye hangi krizi yaşadıysa o krizi bir daha ülkemizin yaşamaması için tedbirler alınmıştır. Şimdi darbe üreten bir sistemin yeni bir darbe silahlı teşebbüsü ile karşı karşıya kaldık. Öyleyse yeni dönemde bu sistemi darbe üretmeyecek hale getirmemiz gerekiyor" dedi.

"ÜLKE, DARBE İÇİN ÇALIŞMAYI CENNETE GÖTÜRECEK İBADET ZANNEDEN AHMAKLARDAN KURTULSUN"

Sistemi, darbe üretmeyen bir sisteme dönüşmesi için adım atma zamanı olduğunu ifade eden Bekir Bozdağ, "Bu adımları atıyoruz. Bundan böyle Türkiye'de devletin içerisinde hiçbir gruba, ekibe, cemaate, ideolojiye, tarikata devlet olma, devlet gibi hareket etme imkanı asla verilmeyecek. Bu devletin içerisinde görev yapan herkes farklı görüş sahibi olabilir. Ama devlette görev yaparken devletine ve milletine en iyi hizmeti vermek için orada olmalıdır. Bundan önce de liyakate verildiği gibi, liyakatin yanında böylesi bir seçici anlayışa da yer vermemiz gerektiğine inanıyorum.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri bundan sonraki süreçte devletin içerisinde devlet olmak, paralel, yatay, dikey, ne türlü bir yapı oluşturmak isteyen varsa bunların hepsine karşı dimdik duracak ve 'devlet hepimizin' diyecek. Hepimiz Anayasa'lara, yasalara bağlıyız. Bundan sonraki süreçte bu adımları atmak durumundayız. Türkiye'nin sistemi, darbe şakşakçısı ve duacısı ile darbe için çalışmayı cennete götürecek ibadet zanneden ahmaklardan kurtulsun. Aksi taktirde böylesi şakşakçı yapılar devletimizin ve sistemimizin bozulmasına, daha da büyük hastalıklara yol açabilir. Millet bize 'niye bunları göremediniz?' diye soruyor. Bunlar o kadar görünmez bir yapı ki dört gözle değil bin bir dört gözle baksanız göremiyorsunuz. Takiye üstüne takiye yapıyorlar. Anasına, babasına, eşine, kardeşlerine karşı kendini gizliyor. Sen meşru ve doğru bir şeysen niye kendini gizliyorsun? Doğru ve meşru bir şey kendini gizler mi? " diye konuştu.

"EMİR SUBAYI AYAĞI İLE REHİN ALDIĞI PAŞANIN KAFASINA BASIYOR"

Darbe gecesi yaşandığını ifade ettiği bir olayı anlatan Bakan Bozdağ, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Bir paşamızın emir subayı onu teslim alıyor, ayağı ile kafasına basıyor. Paşamızla konuştuğumuzda, 'Bir gün önce bu emir subayı hakkında sana böyle bir şey yapacak deseydik inanır mıydın?' diye sordum. 'İnanmazdım' dedi. 'Benim evladım gibi hatta evladımdan da daha ileri ve bana sahip çıkar, beni korur diye beklerdim' diyor. Öyle bir canavar yapı oluşuyor ki, böyle düşünen bir paşayı yere yatırıp, kafasına ayağı ile basabiliyor. Türksat'ı vuran teröristler iki evladımızı şehit ediyorlar. Şehit eden asker sonra su istiyor. Suyu içerken çömelerek besmele çekiyor ve üç yudumda su içiyor. Güya sünnete uygun su içiyor. Sonra o arkadaşları şehit edilenlerden rehin alınanlar bu askere, 'Sen oturdun besmele çektin, su içtin. Ama biraz önce de gözünü kırpmadan iki insanı öldürdün' diyor. Bunu üzerine, 'ben onlara iyilik ettim. Onlar şehit oldu.

Şimdi cennetteler. Bende şehadet şerbetini içtim, öyle yola çıktım' diyor. Düşünün sapıklığı. Öldürdüğü her vatandaşın şehit olduğuna, cennete gittiğine ve onlara iyilik yaptığına inanıyor. Bu FETÖ'nün haşhaşilere rahmet okutacak uyuşuk ahmak beyinleri. Ona inandırılmış. DAEŞ gibi militanlar da aynı. Beyinleri böyle yıkıyorlar ve canavarı oluşturuyorlar. Fetullah Gülen'den bir talimat geldiği zaman, talimat öldürse öldür şeklinde, sahte mahkeme kararı, sahte delil uydurmak şeklindeyse, o şekilde darbe yapsa, o şekilde hareket etmeyi kendisini cennete götürecek bir ibadet zannediyorlar. Böyle bir yapı ile mücadele etmenin zorluğu ortadadır. Kuran'ın ve sünnetin ekseni dışında FETÖ'nün eksenine kapılmış bu yapıya karşı elbette bizim dirayetli, kararlı ve etkin bir mücadele yapmamız lazım. Devlet aygıtı içerisindeki bu yapının temizlenmesi, demokrasi, milli irade ve hukuk devletinin bir daha tehlike ve tehdit altına girmemesi için son derece önemlidir."

"PENSİLVANYA'DA TİYATRO OYNAYAN ZATA İNANALARA DİYECEK LAFIM YOK"

Vatandaşlara seslenen ve Fetullahçı Terör Örgütüne karşı kapılarını kapatmalarını isteyen Bakan Bozdağ, "Bugüne kadar Fetullah Gülen'in doğru iş yaptığına inanan, alt yapıdaki samimi ve bizim anlattıklarımıza inanmayan kardeşlerimize söylüyorum. Bu canavarlıktan sonra halen Pensilvanya'da tiyatro oynayan bu zatın laflarına inanıyorsanız benim size diyecek hiçbir şeyim yok. Bu gerçekten sonra kapılarınızı kapatalım. Evlatlarınızın kime, hangi grubuna gittiğine, hangi yapılarla olduğuna dikkat edelim. Yeni yapılar daha gizli çalışmalara girebilirler. Lütfen yavrularımıza sahip çıkalım. Kim gizli bir iş yapıyorsa bilin ki o kötüdür, suç işliyor demektir. Gizli iş yapanlardan ve yaptırmak isteyenlerden uzak durmamız gerekir. Bu FETÖ'den herkesin uzak durması lazım" dedi.

"OBAMA'YA SUİKAT GİRİŞİMİ OLSA ABD NE YAPARDI?"

Darbenin seyrine göre tavır alan ülkeler olduğunu ifade eden Bakan Bozdağ, bu ülkelerin darbecilerin nasıl yargılanacağı ile ilgilendiğini belirterek, "238 vatandaşımız ölmüş. 2500 civarında yaralı var. Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunulmuş. Meclis ve Cumhurbaşkanlığı bombalanmış. Hiç umurlarında değil. Beyaz Saray, Kongre ve Pentagon bombalanmış olsaydı, Obama'ya suikast girişimi yapılmış olsaydı, 2500 ABD vatandaşı yaralı, 238 ABD vatandaşı öldürülmüş olsaydı ve bu alçaklığı yapan terör grubunun ele başı terörist de Türkiye'de olsaydı, ABD ne yapardı? Biraz empati yapmamız gerekmez mi? Almanya, Fransa, Avusturya'ya yapılsa ve bu işi yaptıranların ele başı Türkiye'de olsa ne olurdu? Şimdi bazıları diyor ki, 'biz vermeyeceğiz', başkaları da, 'bize gel, biz seni iade etmeyeceğiz.' Peki demokrasiye inanıyor musunuz? İnanıyorsunuz. Öyleyse Türkiye'de, AB'nin ortak değeri olan demokrasi ve hukuk devletine ölümüne sahip çıkan, bu destansı kahramanlığa şapka çıkararak taktir etmek yerine onu küçültmek için bunca ihanet yapanlara neden kucak açıyorsunuz" diye sordu.

"GÜLEN BAŞKA ÜLKEYE GİDERSE BU ABD'Nİ ONAYI İLE GİTMİŞ DEMEKTİR."

ABD'nin terör örgütünün elebaşını Pensilvanya tuttuğunu hatırlatan Bozdağ, bu durumun Türkiye-ABD ilişkilerine ciddi zarar vereceğini belirterek şunları söyledi:

"Bu iade süreci elbette Türkiye ile ABD arasındaki iade anlaşmasına göre hukuki olarak işleyecektir. Hukuk gereklidir ama yeter şart değildir. Buradaki iade kararını en sonunda siyaset verecektir. İade ederse bu hukuki karar olmanın yanında bir siyasi kardır. Eğer iade etmezse bu da bir siyasi karardır. ABD'de bulunan Fetullah Gülen'in başka ülkelere kaçış arayışı içerisinde olduğuna dair ciddi istihbaratlar alıyoruz. Bu istihbaratları ABD'nin istihbarat örgütünün bilmemesi mümkün değil. Türkiye'de gerçekleşen başarısız darbe teşebbüsünün sevk ve idarecisinin Fetullah Gülen olduğunu bugün dünyada bilmeyen devlet yok, istihbarat örgütü de yok. Herkes bunu biliyor. Bir kişinin işlediği suçu gün gibi aşikar bildiği halde onu himaye etmesi hukuk devleti, demokratik devlet anlayışı ile asla bağdaşmaz. Eğer Fetullah Gülen Pensilvanya'dan başka bir ülkeye giderse bu ABD'nin izni, onayı ve himayesi altında gitmiş demektir. Kimse, 'kaçtı da görmedik' diyerek bunu bize anlatamaz.

Orada uçan sineklerin dişi mi erkek mi olduğunu dahi ABD yönetimini bildiğini bütün dünya biliyor. Kim geliyor, ne yapıyor, kaç nefes alıyor, kimlerle oturup hangi kirli işleri yapıyor? ABD'nin bunu bilmemesi, ABD gibi büyük bir devletin büyüklüğüne de zaten yakışmaz. Bundan sonraki süreçte iadesi iki ülkenin de menfaatinedir. Fetullah Gülen'i himaye edeceklere sesleniyorum; Fetullah Gülen Türkiye açısından da, okulları olan başka ülkelerde de artık kullanışlı bir maşa olmak vasfını kaybetmiştir. O maşayı elinize bundan sonra alırsanız ateşi tutmuş olursunuz. Eliniz yanar, sizde zarar görürsünüz. Türkiye'de bu darbe teşebbüsünü 40 yıl sonra gerçekleştirmeye teşebbüs edenler başka okullar sayesinde ABD ve başka yerlerde yetiştirdiği ve Türkiye'ye yerleştirdiği gibi, o ülkelerin yönetim içerisinde yetiştirdiği kadrolarla ileride o ülkelerin demokrasi, yönetimleri, halkları ve devletleri içinde büyük bir tehdit oluştururlar. Türkiye'de bunu bize yıllar yılı söyleyenler oldu ama inanmadık. Şimdi biz ABD'ye Avrupa ve Afrika ülkelerine söylüyoruz. Bizim başımıza geldi. Bize bunu söylediler. Sizin gibi bizde de, 'yok canım. Bunlar iyi giyimli, iyi eğitimli, modern görünümlü insanlar. Bu dedikleriniz olmaz' dendi. Ama nasıl bir canavara dönüştüklerini gördük. Şimdi bizim başımıza gelenler dostlarımızın başına gelmesin. Onun için onları bir kez daha uyarmak ihtiyacı duyduğumu ifade etmek isterim" dedi.

3 TEKERLİ MOTORSİKLETE BİNDİ

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, konuşmasının ardından kurdele keserek, 'Rize 1'inci Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışını gerçekleştirdi. Bakan Bozdağ, açılışa katılan ve Futbolun Efsaneleri Genç Hükümlülerle Buluşuyor projei kapsamında Rize'ye gelen eski futbolcular Ali Gültiken, Tanju Çolak, Ergün Pembe, Hami Mandıralı ve Oğuz Çetin ile fotoğraf çektirdi. Bakan Bozdağ ardından 40 farklı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular tarafından üretilen gıdadan tekstile, mobilyadan hediyelik eşyaya kadar yüzlerce çeşit ürün sergilendiği fuarı gezdi. Bakan Bozdağ, bu sırada 3 tekerlekli motosiklete binerek poz verdi.

DHA

Son Güncelleme: 06.08.2016 05:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.