Dolar 2.172
Euro 2.886
Altın 89.2221
BIST 78957.53

Tayyip suç işliyor, hesap verecek

Tayyip suç işliyor, hesap verecek

Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan yazdı...

Sevgili okuyucularım, anayasanın kuralları kesindir. Üzerinde yorum yapmaya gerek yoktur.

Şimdi buradan yola çıkıp Tayyip’in ne gibi suçlar işlediğini somut bir biçimde görelim.

1- Tayyip 10 Ağustos seçiminde kullanılan oyların salt çoğunluğu ile (yüzde 51.7) cumhurbaşkanı seçildi.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı bu sonucu 12 Ağustos günü kabul ve tescil etti.

Açıklamada Tayyip’in salt çoğunluğu alarak cumhurbaşkanı seçildiği, bu nedenle 24 Ağustos günü seçimin ikinci turunun yapılmayacağı, yeni oy pusulası bastırılmasına gerek olmadığı açıkça vurgulandı.

2- Yüksek Seçim Kurulu’nun bugün veya yarın ilan etmesi beklenen kesin sonuç kararı, katılım ve oy oranlarına ilişkin sadece resmi bir işlem olacaktır.

3- Tayyip’in cumhurbaşkanı seçildiği Yüksek Seçim Kurulu açıklaması ile kesinleşmiştir. Kaldı ki Anayasanın 102. maddesi açıktır:

“Genel oyla yapılacak seçimde geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday cumhurbaşkanı seçilmiş olur.”



* * * *



Şimdi olayımızı madde madde irdelemeyi sürdürelim:

4- Bu nedenle, ayrıca Anayasanın 101. maddesi uyarınca Tayyip’in parti üyeliği, milletvekilliği ve doğal olarak başbakanlık görevi otomatik olarak sona ermiştir. Anayasa madde 101, son fıkra:

“Cumhurbaşkanı SEÇİLENİN varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.”

Şimdi Tayyip ve kurmayları, yeni bir oyuna balıklama daldılar:

“Cumhurbaşkanlığı görevi ancak yemin ettikten sonra başlamış sayılır” diyorlar ki, bu süre içerisinde parti işlerini rahatça sürdürsün, milletvekili ve başbakan olarak kalsın.

Dikkat ediniz, anayasa “Göreve başlayan” değil, “Seçilen” diyor.

Seçildi mi?

Seçildi.

Yüksek Seçim Kurulu buna karar verdi mi?

Verdi.



* * * *



Bir anayasa örneği daha vereyim:

“Cumhurbaşkanı görevine başlarken” diyerek ant içme metnini veriyor. (Madde 103)

Yani yemin edip göreve başlayacak kişinin daha önceden seçilmiş bir cumhurbaşkanı olmasını şart koşuyor.

Varsayalım yemin öncesinde cumhurbaşkanı hastalandı ve yemin etmesi gecikti. Biz onun cumhurbaşkanı olmadığını iddia edebilir miyiz!



* * * *



Şimdi olayı toparlamak gerekiyor.

Anayasa ve yasaların açık ve kesin hükümleri uyarınca:

- Tayyip artık milletvekili değildir. Milletvekilliği düşmüştür.

– Partisinin başkanı veya üyesi de değildir, istifa etmiş, partisi ile ilişiği kesilmiş sayılmak zorundadır.

– Bu sürecin doğal sonucu olarak artık başbakan da değildir.

Bunların aksini düşündüğümüz takdirde:

Karşımıza seçilmiş bir cumhurbaşkanının başkanlığında bir hükümet çıkar ki, böyle bir şey mümkün olamaz.

Bir cumhurbaşkanının başkanlığında iktidar partisi olur.

Milletvekilliği düşmüş biri başbakanlık makamında oturmayı sürdürür ki, hiçbiri mümkün değildir.



* * * *



Tayyip anayasayı açıkça çiğnemekte ve suç işlemektedir. Şu anda seçilmiş cumhurbaşkanı olan bu şahıs anayasayı çiğneyip böyle ucuz numaralarla partisine kongre yaptırıp yeni genel başkanı seçecek, parti siyasetinden elini eteğini Meclis’te ant içene kadar çekmeyecektir. (Ant içtikten sonra da çekmeyeceğini hepimiz biliyoruz.)

Fırsat bu fırsattır deyip son kozlarını oynamakta, son hamlelerini yapmaktadır.

Şu anda kendisi hem seçilmiş cumhurbaşkanı, hem milletvekili, hem partisinin başkanı ve hem de başbakandır!

Böyle bir komiklik, hukuk tanımazlık, anayasa ihlali sadece diktatörlük rejimlerinde olabilir.

Açıkça suç işlemektedir.

Hükümet anayasal niteliğini yitirmiştir.



* * * *



Seçilmiş cumhurbaşkanı olan Tayyip artık kurumsal kimlik kazanmıştır.

Hükümete ve partisine karışamaz, siyasetçi kimliği ile nutuk atamaz, karar alamaz, yönlendiremez, işlem yapamaz.

Bu açılardan yasaklıdır.

Bu yasakları çiğnerse partisi kapatılabilir, hükümet kararları yok sayılabilir.

Tayyip suç işliyor.

Yeni genel başkanı seçtireceği AKP kongresine başbakan, genel başkan ve özellikle de cumhurbaşkanlığı forsu ile katılmayı amaçlıyor.

Parti görevini bir başbakan yardımcısına bile bırakamıyor çünkü hiç kimseye güvenmiyor.

Yani “Kim takar anayasayı ve devlet geleneklerini” diyor.

Hesap günü gelecek, sonucu hep birlikte göreceğiz.



Süleyman Seba



2009 yılıydı, değerli dostlarımız Nazime-Uluç Gürkan’ın oğulları Emre evlenecekti.

Uluç telefon etti:

“Süleyman Seba ile sizi aynı masaya koyuyoruz çünkü seninle tanışmak istiyor.”

Düğün gecesi tanıştık, epeyce lafladık.

Çok sıkı bir SÖZCÜ okuyucusu idi.

O İstanbul’da, ben Ankara’da yaşıyorduk. Kendisini bir daha görmedim.

Ancak her zaman telefon eder, sohbetimizi bu yolla sürdürürdük.

Saygın, yurtsever bir insandı.

Tanıştığımız geceden sonra benim için “Süleyman Abi” olmuştu.

En son aradığında hastanede yatıyordu.

Süleyman Abi’yi yitirdik.

SÖZCÜ de sıkı bir okuyucusunu yitirmiş oldu.

Allah rahmet eylesin.

OKUYUCU YORUMLARI

BENZER HABERLER

IŞİD'in sosyal medya becerisi

IŞİD'in sosyal medya becerisi

IŞİD milisleri Irak ve Suriye'de hızla ilerledikleri gibi sosyal medyada da hareketlendiler ve uzmanlara göre bu alanı daha önce hiç görülmedik bir ustalıkla kullanmaya başladılar.

Beş örgütten e-sansüre karşı ortak tepki

Beş örgütten e-sansüre karşı ortak tepki

Beş örgüt İnternet Yönetişim Forumu ve Türkiye'de İnternet sansürüyle ilgili görüşlerini açıklayacak.

Milliyet bir ismi daha kovdu!

Milliyet bir ismi daha kovdu!

Milliyet gazetesi, bir süre önce hükümete yakın medya ve internet siteleri tarafından hedef gösterilen gazeteci Ufuk Şanlı'yı işten çıkardı.

Lan ahlaksız herif...

Lan ahlaksız herif...

Usta komedyen Cem Yılmaz, 7 milyona yakın kişinin takip ettiği Twitter hesabından magazin gazetecilerini çok sert sözlerle eleştirdi.

Time Williams'a bu kapakla veda ediyor

Time Williams'a bu kapakla veda ediyor

Dünyanın en önemli dergilerinden Time, yeni sayısında kapağını ünlü aktöre ayırdı.

Cihan'dan sert açıklama

Cihan'dan sert açıklama

Cihan Haber Ajansı, seçim sonuçlarına ilişkin çıkan haberlerle ilgili bir açıklama yayınladı.

Yandex.Metrica