23 Mayıs 2012 Çarşamba
Uludere - Kürecik
AKP’liye soruşturma zırhı
Bölünme!..
The film
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türbana Anayasa Mahkemesi engeli ve Mesut Yılmazın formülü
31 Ocak 2008 Perşembe 17:33

Türbana Anayasa Mahkemesi engeli ve Mesut Yılmaz'ın formülü

GÜNÜN OLAYITürbana Anayasa Mahkemesi engeli ve Mesut Yılmaz’ın formülü! Üniversitelerde başörtüsü serbestisi için yapılacak olan Anayasa değişikliklerine geri sayım sürerken herkesin dilinde şu soru var:- “Peki ya değişiklikleri Anayasa Mahkemesi geri çevirirse ne olacak?”Böyle bir ihtimalin yüzdesini mi soruyorsunuz?Zerre abartmıyorum, iki gündür dinlediklerimden hareketle bu ihtimalin yüzde 70’in üzerinde olduğunu söyleyebilirim.Diyeceksiniz ki o zaman AKP’nin yaptığı üzüm yemek değil, bağcıyı kandırmak!Aynen öyle.Bırakın onu bunu AKP adına yeni Anayasa taslağını hazırlayan Prof.Ergun Özbudun bile yapılacak değişikliğin Anayasa Mahkemesi’nden döneceğini söylüyor. Hal bu ise AKP’nin yaptığı ne midir?Tabanına, biz elimizden geleni yaptık ama görüyorsunuz laikçiler engelliyorlar diyebilmeye zemin hazırlamaktır.Başka bir ifade ile varlık nedenlerinden biri olan türban istismarı kartını bu şekilde yine elinde tutmaya devam edebilmek.Buradan hareketle MHP’nin başörtüsüne verdiği desteği ve AKP’nin elinden bu istismar oyuncağını almak istemesi politikasının puanlama olarak on üzerinden on olduğunun tescillendiği de ortaya çıkmış oluyor..Bazıları AKP bundan başka ne yapabilirdi ki diyebilir?Düzenleme ise düzenleme, yasa ise yasa, Anayasa değişikliği ise Anayasa değişikliği her şey yapılmadı mı diye sorabilir!Amaç uğraşıyor, çabalıyor, çırpınıp yırtınıyor görünmek değil de gerçekten çözüm olsaydı AKP her türlü açığı ve gediği kapatabilirdi... Oysa bugün böyle bir şey söz konusu değildir... AKP adeta düzenlemeyi, bakın ben elimden geleni yaptım demek için yapıyor gibidir. Ümid etmeyiz ama görülecektir ki oylama sonrası süreçte Anayasa Mahkemesi, CHP’nin başvurusu ile değişikliği geri çevirecektir.Böyle bir şey de başörtüsünün üniversiteye girme teşebbüsünün bir bakıma sonu anlamına gelecektir.Peki serbesti için başka bir yol ya da metot vardı da bu yapılmadı mı sorusuna gelince?Evet böyle bir yol vardı ve bunu teklif eden de eski Başbakan Mesut Yılmaz’dır.Başörtülü öğrencilerin üniversiteye girmelerini savunan ve bunu NTV’deki canlı yayında da bir kez daha açıklayan Mesut Yılmaz’ın teklifi şudur:- Düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nden dönmemesi için türbanın ilk ve ortaöğretime girmeyeceği ve kamu çalışanları için de geçerli olmayacağı Anayasa güvencesine alınmalıdır. Bu şekilde garantiler konularak türbanlı kızlarımızın üniversitede okuma engeli kaldırılabilir. Aksi halde hiç arzu etmem ama Anayasa Mahkemesi, değişikliği kuvvetle muhtemeldir ki iptal edecektir. Dolayısı ile AKP’ye bugünden çağrım, Anayasa değişikliklerine bu hususların da ilave edilmesi olacaktır. Bu yapılırsa türban ilk-orta öğrenimi ve kamu çalışanını da kapsayacak diyenlerin argümanları elinden alınacaktır. Görüldüğü gibi Mesut Yılmaz’ın teklifi baştan savmaya değil, sonuç almaya yani sorunu çözmeye matufdur.. Problemin aşılmasını samimi olarak isteyen herkesin de bu teklifi desteklemesi gerekiyor.Peki AKP bu teklife nasıl mı bakıyor ya da bakar?Olması gereken AKP’nin makul olan bu teklifi değerlendirmeye alması ve ona göre davranmasıdır.Olması gereken bu ancak kanaatimizce olacak olan şudur:AKP bu teklifi umursamayıp MHP ile beraber kamuoyuna deklare ettikleri değişiklikleri yapacak.. İptal olursa da, eskisi gibi yine istismara devam edecek.AKP’nin derdi, sorunu çözmek değil, ondan siyasi olarak yararlanmaktır. Türban, AKP için sorunları örten, toplumu manipüle eden bir araç konumundadır. Haksızlık mı ediyorum?O zaman iptal edilmesi kesine yakın olan bir düzenleme yapmak yerine Mesut Yılmaz’ın önerdiği türden bir düzenleme yapsınlar..+++++MALUMU İLAMBüyükanıt ne demek istedi?Kamuoyunun, acaba ne diyecekler diye günlerdir merakla beklediği açıklama dün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından yapıldı... Genelkurmay Başkanının cevabı mini bir cümleydi.Cümle de şuydu: “Bizim kurumsal olarak türbana nasıl baktığımız kamuoyu tarafından bilinmektedir.” Bunun anlamı biz siyasal İslamın simgesi ve forması olan türbanı onaylamıyoruz demektir.. Burada bir parantez açıp Büyükanıt Paşa’nın yaptığı bu açıklamanın TSK’nın kalitesi ve kurmaylığı ile özdeş olduğunu belirtmeliyiz. Evet geçmişte seçim öncesinde gece yarısı verilen muhtıra ne kadar yanlış idi ise bugün yapılan bu dozdaki bir açıklama o kadar doğru ve kalitelidir. Yaşar Paşa dün polemiğe ve istismara malzeme olacak hiçbir söz etmemiş, sadece bir atıf ya da hatırlatma yapmıştır ki bu tutumunun TSK’nın tarihsel misyonu ile doğru orantılı olduğunu belirtmeliyiz... Askerin dünkü tavrı bu kurumumuzun bundan böyle gürlemek yerine, gerektiğinde yağacağının da işaretidir.+++++GECİKMELİ ÇÖZÜM...Ergenekon ve Cumhuriyet gazetesi!Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk ile yazar Hikmet Çetinkaya’nın dünkü yazıları Ergenekon olayı ya da soruşturmasına nüfuz etme ve yorumlama bağlamında önemliydi. Önem, orada verilen bilgilerden ziyade, bu iki değerli yazarın geldiği noktaydı. Selçuk ve Çetinkaya birkaç gündür eski ideolojik alışkanlıkları ve taraftarını ürkütme endişesinden olsa gerek hadiseye mesafeli ve hatta kısmen tavırlıydı. Oysa dün gördük ki ikisi de fotoğrafı çözmüş durumda.. Cumhuriyet gibi bir gazete ve İlhan Selçuk gibi onca deneyimli bir ismin, Ergenekon’un ne için gündeme getirildiğini daha ilk günden çözmeleri gerekiyordu. Belli ki AKP’nin yaptığı psikolojik harekattan onlar da etkilendiler.. Bu tablo, manipülasyonlarla nelerin elde edilebileceğini de gözler önüne seriyor.. Cumhuriyet ve biz, bu ülkenin vatanseveri olan herkes bu işin yani Ergenekon hikayesinin inşasında rol alan Utah patentlilerini ortaya çıkarmaya mecbur değil, mahkûmuz.+++++KİMDİR O!...Fehmi Koru’nun yeni komplosu!Fehmi Koru iki gündür yine komplolar üretiyor. Neymiş efendim Hüsnü Özyeğin bankasını Yunanlılara satarken Genelkurmay’dan izni Veli Küçük almışmış.. Behey adam böyle bir şey o zaman da iddia edilmiş ve Genelkurmay buna, 7 Nisan 2006 tarihli açıklamasıyla tamamen yalan ve hayal mahsülü demişti.. Açıklama arşivde ama Fehmi Efendi herkesi kör kendini uyanık sanıyor ya, salladıkça sallıyor. Koru efendi dolaylı olarak güya Hüsnü Özyeğin’i hedefe oturtup, aslında TSK’yı Ergenekon’dan tutuklu olan Veli Küçük üzerinden vurmak istiyor yani Fehmi, Veli Küçük’ün Genelkurmay’daki etkisine bakın demek istiyor... Fehmi Efendi yalan haberlerle TSK’yı hedefe oturtacağına önce şunu açıklasın: ABD gezisinde Cumhurbaşkanı Gül ile bir ara nereye kayboldunuz? Gizlice bir görüşmeye mi gittiniz? Görüştüğünüz kişi kim, kim, kim? Sabahattin ÖNKİBARYeni Çağ

Yapılan yorumlardan Haberinyeri.net sorumlu tutulamaz.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
YORUM_ANALİZ