

Uyuyan dev uyandı
Biz güçlüyüz hem de çok güçlüyüz!..Yanı başımda, omuz omuza, neredeyse zorunlu bir kucaklaşma yakınlığında durduğumuz altmışlı yaşlarındaki ak saçlı genç, yüzüne çarpan güneşin etkisiyle ışıl ışıl parlayan o temiz yüzüyle karısına sarılmış haykırıyordu... Haykırıyor ve gözlerini siliyordu...Aslanlı Yol'un sonunda, Anıtkabir'in ana meydanının hemen kıyısındaydık. Pırıl pırıl, ışıl ışıl yüz bini aşkın aydınlık insan, birlikte olmanın, yeniden ayağa kalkmanın, gücünü hissetmenin o müthiş coşkusunu yaşıyordu... Ankara'nın aydınlık insanları, yurdun dört bir yanından Anıtkabir'e akmış, daha önce hiç görmedikleri, hiç tanışmadıkları ama çok yakından tanıdıkları dostlarıyla el ele, kol kola, sanki tek bir yürek gibiydiler... Dün Anıtkabir'de, bu ülkenin namuslu, mert, bilinçli insanları dosta düşmana Cumhuriyetin sahipsiz olmadığını gayet açık, gayet net bir şekilde gösterdiler. Üstelik bu daha başlangıç!..Seçim sonrası, geçici bir "felç" yaşayan, umutsuzluğa kapılan, kendini yalnız hisseden milyonlar, dün "aslında ne kadar çok olduklarını" duyumsadılar... Denizli'den gelen üzüm yetiştiricisi Arif Amca, bu önemli gerçeği kendine has o sevimli şivesiyle tek cümlede özetleyiverdi: "Bu yobazlar, bu kadaa sıkıştirivemeseydi, daha çok uyuu duruduk be kızanım!.."Arif Amca çok haklı, belki de bu kadar açık, bu kadar kabaca saldıranlara "uyuyan devi uyandırdığı" i çin teşekkür etmek gerekiyor!.."222 A" olanca görkemiyle tarihe geçti!.. Yüz binlerin haykırdığı gibi "artık oturmak yok, artık eylem zamanı!.." Sırada, yüz binlerin kaynaşacağı, haykıracağı yeni buluşmalar var... Ümit ZileliCumhuriyet













