|
Atatürk'e Mektup
10-11-2008 14:11
Mustafa Kemal Atatürk'üm;
Bu mektubu size 10 Kasım 2008 tarihinde ölümsüzleştiğiniz günün 70. yılında;
İnandığınız,güvendiğiniz,yapıtınızı korumak için emanet ettiğiniz çocuklarınızdan biri olarak yazıyorum.
İşgal kuvvetlerini tek tek,bu vatan topraklarından Türk milletinin cesur,inanılmaz,kararlılığı,Türk ordusunun yenilmezliği sayesinde mücadelenizle...
Milletimize,
Size,
Bayrağımıza saygı duymayı öğreterek,el çektirdiğiniz düşmanlarımızı geri çağırdılar Atam.
Sizin Gençliğe bıraktığınız Hitabenizde belirttiğiniz gibi...
''Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş,
bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş,''durumda Atam.
Bütün bunlardan daha kötüsü,yine hitabenizde belirttiğiniz gibi;Her cümlenizde,her kelimenizde,Türk uyan titre ve kendine gel ! diyerek uyardığınız halde;
Bunlara çanak açanlar,
Bunların sırtını,çıkarları uğruna sıvazlayan işbirlikçiler tarafından,zaptedilmiş durumdayız Atam.
''Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere,memleketin dahilinde,iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet,fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.''dediğiniz gibi Atam
İktidara sahip olanlar,
''Babalar gibi satarım,Kime satarsam satarım sana ne !'' diyerek,
Güzel ülkemi,milli sermayelerimizi peşkeş çekiyorlar Atam.
Bununla da yetinmiyorlar.
İranda İslam Devrimi gerçekleştiğinde ben birkaç yaşındaymışım.
Fakat sizin gençliğe öğütlediğiniz''Nerde olursanız olun,okuyun'' sözleriniz bizlerin hiç aklımdan çıkmamıştır.İranda İslam Devrimi gerçekleştirildiğinde tek tek ülkenin bütün kalelerini işgal etmekle,
meşgul olan karanlığın temsilcilerinin benzer bir grubu şuan devrimlerinizi yıkmakla meşguller Atam.
İranda biliyoruz ki,önce devletin kurumlarını ele geçirdiler,Sonra yerli sermayeyi peşkeş çektiler,
Üstelik te bunları kanunlarla koruma altına alarak yaptılar.Çünkü iktidar onlardı.
Sonra halkı aydınlatmaya çalışan,yazarlar,aydınlar,gazeteciler,tek tek tutuklanarak susturuldular.Sonra ele geçirilmesi gereken tek bir
şeyleri kalmıştı artık İran Ordusu,
Orduyu yıpratıp,ele geçirdiler.Ve iran islam devriminin son aşamasınıda bu şekilde tamamladılar.
İran İslam devriminin gerçekleştirildiği tarihe denk gelen günde Türkiye Büyük Millet Meclisinde,Cumhuriyetimizin temel dayanaklarından biri olan,laiklik ilkesini yıkmak için,türban oylaması yapıldı Atam.
Bu ne vahim bir tesadüftür.Yoksa bu tasadüf yüce yaratanın işi midir?Sizi anlayamayan milletinize kendine gel demek için bir uyarı mıdır?
Bizler;Sizi yüce yaratana,ve geri kalan herşeyi de size borçlu olduğumuzu çok iyi biliyoruz.
Ya bunu bilmeyenler Atam?
Ya da bilip te çıkarları gereği iktidardan yana olanlar.Kanun önünde belki hesap vermezler bunlar.Kayıranlar var onları,küçüçük yaşta çocuklara tacizde bulunan,hacı hoca kılığındaki iblisler.Kanun önünde korunurken.
Peki Tanrı'nın huzurunda nasıl hesap verecekler?
O ülkenin şuan başında bulunan,dişlerini fırçalamaktan aciz,saçı sakalı birbirine karışmış,14 yaşındaki çocukların katili muhterem şahsiyet,ülkemize geldi Atam.Kırmızı halılarla karşıladılar.
Ülkesinde şeriat kanunları uygulayarak,küçücük çocukların hayatlarına son veren üstelik te bunu saptırmaya çalıştıkları dine dayanarak yapanlar ve bunlara destek olanlar.Efendileri geldiğinde ayaklarına koşanlar.
Peki Tanrı'nın huzurunda nasıl hesap verecekler?
Çanakkale geçilmezdi,
Çanakkale geçildi Mustafa Kemal'im.
Cumhuriyetimizi yıpratma yok etme ve ılımlı bir islam modeli diye milleti uyuttukları,rejim değişikliği adımları tek tek gerçekleşirken,birde belgesel çektiler Atam.
Amaçlarının ne olduğunu belgeseli izlediğimizde anladık.
Devrimlerinizi yıpratamayan,yok etmeye çalıştıkları girişimlerinde bizi karşılarında bulan zihniyet.Sizi yıpratmaya çalıştı Atam.
Sizi basitleştirmek için elinden geleni ardına koymayan,Kurtuluş Savaşı ve devrimlerinizi anlattığını lanse ederek,belgeseli izlediğimizde gördük ki yüreğimizdeki ışık,yolumuzdaki aydınlık,düşüncelerimizdeki parlaklık,zihnimizdeki
güneş olan sizi.Karartmaya çalışmış.
O belgeselde,Sizin karanlıktan çok korktuğunuz söylenmiş Atam.
Ne güzel...Biz de çok korkuyoruz karanlıktan.
Ve ülkemizi karanlık zihniyetlerin kucağına bırakmayacağımıza söz veriyoruz Atam.
Çünkü bizler sizin adınızı her andığımızda,Yüreğimizde ışık,yolumuzda umut,
düşüncelerimizde aydınlıklarla anıyoruz.
Bizler sizin yürekli,inançlı,azimli,korkmayan çocuklarınız olarak ve ülkemizde yürek yüreğe olduğumuz,
Kahraman Türk Ordusuna ve askerlerimize saygımızı daha da güçlendirerek,tek sağlam kalemiz kaldığını
bilerek daima arkasındayız.Her ne koşulda olursa olsun Türk Ordusunun ve İlker Başbuğ'un destekçiyiz.
Cumhuriyeti nin ,devrimlerinin kollayıcısı ve savunucusuyuz Atam.
Birgün cehaletin temsilcileri tarafından bir kurşuna,denk geleceğimizi bilsek bile...
Biz senin çocukların olarak;''Ya İstiklal Ya Ölüm''diyoruz.
Onursuzca yaşamaktansa,ölmeyi yeğliyoruz...
Çünkü gücümüzü;
Sizin fikirlerinizden,
Sizin devrimlerinizden,
Sizin tüm dünya milletlerini önünüzde diz çöktüren zekanızdan alıyoruz.
Bizler;
Devrimlerinizin,Cumhuriyetinizin koruyucusu.
İçerden ve dışardan her türlü yıkıcı,yok edici,sosyal ,psikolojik saldırılara karşı savaşan çocuklarınız olarak.
Sizi Mustafa olarak değil;
Gazi Mustafa Kemal Atatürk olarak anıyoruz.Ruhunuz şad olsun.
Yolumuza taş koymaya,karşımıza çıkınca kıvırmaya başlayanlara inatla,varolmaya devam edeceğimize söz veriyoruz.
Sizi büyük hasret,sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Ebru Kocagöz
167 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
Anket
|
|
Chp Esenyurt Belediye Başkanı Kim Olmalı?
|
|
|