|
Türkleri Öldürmek Serbest mi?
08-11-2008 02:42
Türkiye’nin,Hüseyin Üzmez tahliyesinden sonra Hukuk düzenine duyduğu kuşkuları pekiştirecek bir olay da Adana 4’üncü Ağır Ceza’da karar duruşmasında çıktı.
ADANA’da alkollü kullandığı otomobiliyle trafik kazası yaparak bir kişinin ölümüne, bir kişinin de yaralanmasına neden olduğu iddiasıyla yargılanan İncirlik Üssü’nde görevli ABD’li Yüzbaşı Sean Richard Lovest 18 bin 200 YTL para ile kurtuldu.
Yani,yabancı bir ülkenin askeri bizim insanımızı ezip öldürdü,yaraladı ve serbest bırakıldı.Acaba,Hasan Yetiş’in hayatına 18 bin 200 Ytl değer biçenler,canı sıkıldı diye başka bir İnsanımızı öldürseydi Abd’li askerler,ne ceza vereceklerdi? Ne kadar değer biçeceklerdi?
Bu verilen ceza konusunda ki çerçevede,Irak bölgesinde katledilen Irak halkından ne farkımız olduğunu kamuoyuna sorarak Nazım Hikmet’in ’’23 Sentlik Asker’’ şiirini anımsatmayı uygun görüyoruz.
23 Sentlik asker
Mister Dalles,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
Ankara'da 23 sente,
yahut iki kilo kuru soğan,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan.
erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz
(her kaba uymak meselesi) ,
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
yahut da aynı hesapla mister dallas,
(tanesi 23 sentten yani)
satarlar size bu askerlerin otuzbeşini birden
İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
seksen beş onda altısını yahut,
bir çift ıskarpin parasına.
yalnız bir mesele var mister dallas,
herhalde bunu sizden gizlediler.
size yirmi üç sente sattıkları asker,
mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
mevcuttu otomatiksiz filan,
mevcuttu sadece insan olarak,
mevcuttu,
tuhafınıza gidicik,
mevcuttu
hem de çoktan mı çoktan
daha sizin devletin adı bile konmadan.
mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
mesela mister dallas,
yeller eserken yerinde sizin new york'un,
kurşun kubbeler kurdu o,
gökkubbe gibi yüksek,
haşmetli, derin.
elinde bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
halı dokur gibi yonttu mermeri
ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
ebem kuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
dahası var dallas,
sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz
zulüm gibi,
hürriyet gibi,
kardeşlik gibi sözlerin,
dövüştü zulme karşı o,
ve istiklal ve hürriyet uğruna
ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek
ve yarin yanağından gayri her yerde,
her şeyde,
hep beraber
diyebilmek için,
yürüdü peşince bedrettin'in;
o, tornacı hasan, köylü memet, öğretmen ali'dir,
kaya gibi yumruğunun son ustalığı,
922 yılı 9 eylül'üdür.
dedim ya, mister dallas,
herhalde bütün bunları sizden gizlediler.
ucuzdur vardır illeti.
hani şaşmayın,
yarın çok pahalıya mal olursa size
bu 23 sentlik asker,
yani benim fakir, cesur, çalışkan milletim,
her millet gibi büyük Türk milleti.
16.07.1953

153 defa okundu.
Habere Yorum Ekle |
|